14.09.2020, 21:03

Bu mutfakta 'şiddet' pişiyor!

TV'ye bakarken bir kanalda 'gelinlerin' yarıştığını gördüm. Programın adı: Gelinim mutfakta.  'Gelinler' yemek yapıyor, kaynanalar ise değerlendirip puanlıyordu. Programa biraz baktığımda gelinlerin 'kocalarına nasıl hizmet etmeleri gerektiği' ve 'kocalarına nasıl daha güzel yemek yapmaları gerektiği' anlatılıyordu. 

Kadına yönelik şiddetin medya önünde ve resmi istatistiklerde neden bu kadar arttığını merak eden varsa buyursun anlatayım. Öğretilmiş ve her dakika ezberletilmeye çalışılan toplumsal cinsiyet rolleri vardır. 

Bu roller erkek senaristler tarafından yeni dağıtılmadı. 4 bin yıl öncesine kadar gitmekte fayda var. İnsanlığın yerleşik hayata geçişi, tarım toplumu, 'medeniyetler' ve tabiki dinler...

İnsanlığın moderniteye her geçtiğini sandığı dönem aslında toplumsal cinsiyet rollerinin biraz daha netleştirildiği dönemler oldu. Kadının rolü, tanrıçalıktan, var eden olmaktan giderek cariyeliğe, köleliğe, doğurma makinasına dönüştü. 

Dini kitaplar ve erkek peygamberler bunu sürekli olarak hafızlara kazımaya devam etti. Krallıklar bu rolleri giderek perçinlemeye çalıştı. Bazı kadınlar zaman zaman buna itiraz etmeye çalışsa da 'cadı', 'fahişe', 'şeytan' olmaktan öteye gidemedi. 

Her neyse 'katillerin' yazdığı tarihe gidip tekrar aynı şeyleri anlatmaya şimdilik gerek yok. Daha önceki yazılarımda detaylı olarak anlatmıştım. Kısaca bilin istedim. Şimdi gelelim yaşadığımız bu çağa. 

Dijitalleşmenin bu kadar artması ile birlikte kadınların bazıları artık herhangi bir somut aracıya ihtiyaç duymadan seslerini duyurmayı başardı. Seslerini duyurabilen bu kadınların bazılarına erkekler ulaşmakta zorluk yaşadı. 

Kadınlar, daha sonra bir araya geldi. Seslerini yükseltti. "Biz varız" dedi. "Biz varız" diyen kadınlar kocaman bir ordu ile savaşmaya başladı. Bu savaşın içinde karşılarında kadınlar da var. 

Binlerce yıldır oluşan korkular, binlerce yıldır ezberletilenler, gelenekler, görenekler, dinler onları o kadar esir aldı ki; bu esareten kurtulmak hiç kolay olmuyor. Okullarda ders kitaplarında bu katliamcı öğretiler defalarca tekrarlatıldı. 

Televizyonlarda ve medyada bu ezberler sürekli tekrarlatıldı. "Kadın evde olmalı, yemek yapmalı, çocuk yapmalı, güzel olmalı, dedikodu yapmalı, namusunu korumalı, aileyi korumalı" İşte erkek tarafından noktasına virgülüne yazılan sistemin temel istediği bunlar oluyor. 'Gelin' diye program yapılıyor. Burada kadının erkeğine ne kadar güzel yemekler yapması gerektiği öğretiliyor. 

Erkeğe güzel yemekler yapmak için yarışmalar yapılıyor. Erkeğin babası tarafından köleleştirilen kayınvalide ise bunu denetliyor. Erkek olan oğluna gelinin ne kadar güzel yemekler yapabileceğini denetliyor. 

Başka programlarda yine kadınların erkekleri için ne kadar güzel giyinebilecekleri anlatılıyor, kadınlar yarıştırılıyor. Kadının bundan fazla bir misyonunun olamayacağını düşünen erkekler, kadın bu misyonun dışına çıktığında ise ya şiddet uyguluyor ya da katlediyor. Şarkı ve türkülerin bir çoğunda kadınlar ve gelinlere biçilen misyonu hepimiz biliyoruz. 

Çünkü erkek için kadın, evde güzel yemek yapmalı, onun için süslenmeli, çocuklarına bakmalı. 

Bundan fazla bir misyon kadının boyunu aşar. Yüzlerce atasözünde de kadına şu şekilde yer vermedi mi erkek; "saçı uzun aklı kısa olandır kadın". Bu kadar çarpık bir sistemde özgürlükçü ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir paradigma beklemeyin. "Gelinim mutfakta" öğretisi binlerce yıldır devam ediyor. Çünkü bu sisteme göre 'gelinin' mutfak dışında gidebileceği başka yer yoktur. Mutfak dışında bildiği başka bir şey de yoktur ve olmamalıdır. Mutfak dışına çıkan gelin iffetsiz 'gelindir'!

Kadınlar, erkeğin tahakkümcü yapısının olduğu bütün rollerden kaçınmalıdır. Kimsenin üzerinde gururlanacağı ya da utanacağı gelini, kızı, karısı, annesi olmamalıdır. Kadın sadece kendisi olmalıdır. 

Hiçkimse ile eşit şartlar dışında bir tanımla bir araya gelmemelidir. Televizyonlarda bu tarz dizi, program izlemiyorum ama izleyen milyonlarca insan var. Sizlerden ricam; lütfen bu tür yapımlara prim vermeyin. 

Ortak bir yaşam alanında bulunduğunuz hiçbir kadın size güzel yemek yapmak zorunda değildir ve asla öyle de hissetmemelidir. Bu faşist bir yapıdır. Bu katliamcı bir yapıdır. Bu yapıya sırtınızı dönün, bu yapının suratına tükürün.

Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Elche 37 39
15. Getafe 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31