Gazete Emek- 2018'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nden Arkeoloji bölümünden mezun olan ve Rûdaw Türkçe'de, Arkeoloji üzerine yazılar yazan Ahmet Kınay, arkeologların yaşadığı mesleki zorlukları Yasemin Özen'e değerlendirdi. 

Van Kalesi Höyüğü ve Eski Van Şehri'nden kalan kalıntıları inceleyen Ahmet Kınay, "Eski tarihi kalıntılar arkeoloji için olmazsa olmazlarındandır. Biz toprak altında ya da herhangi bir yerden kalıntı olmadığı müddetçe geçmişe dair yorum yapamayız. Bu kalıntılar üzerinden yorumlayıp geçmişte neler olduğunu, geçmişte insanların nasıl bir hayat yaşadığını sosyal anlamda, kültürel anlamda ve hangi inanca bağlı olduğunu yorumlayıp bu şekilde paylaşıyoruz. Biz kalıntıyı bulup değerlendirdiğimizde geçmiş insanların nasıl yaşadığını öğrendikten sonra, bu insanların kültürünün ne kadar sürede bu coğrafyaya dağıldığını, kimlere etki ettiğini ve nasıl geliştiğinin cevabını bulmaya çalışıyoruz." diyerek arkeolojların bulduğu kalıntıların günümüze ayna tuttuğunu dile getirdi. 

Kumluca'da zarar büyük: "Zarar tazmin edilmeli"  Kumluca'da zarar büyük: "Zarar tazmin edilmeli" 

"ARKEOLOJLAR KİMLİKLİKLERİNİ İFŞA ETMELERİ HALİNDE İHRAÇ EDİLİYOR"

Kazı alanında çalışan birçok arkeoloğun düşünce ve etnik kimliğinden dolayı ihraç edildiğini söyleyen Kınay, şu ifadeleri kullandı: 

"Bu meslek hem beyin hem de kas gücüyle ilgili nadir mesleklerden diyebiliriz. Sabahın ilk ışıklarında, güneşin altında saatlerce hiç istifinizi bozmadan kazı yapıyorsunuz. Bu cidden çok emek ve sabır istiyor. Bunu herkesin başarabileceğini düşünmüyorum. Türkiye gibi bir yerde düşünce ve etnik bağlamda kimliğinizi belli edemezsiniz. Kimliğinizi ifşa ettiğiniz zaman ihraç edilmekle karşı karşıya kalıyorsunuz. Ki bizim meslekte bunun birçok örnekleri var; kazıları elinden alınan hocalarımız oldu, profesör olması gerekirken olamayanlar hocalarımız var. Bu bağlamda mesleğin birçok zorlukları var. Mesleğin diğer bir zorluğu ise; hocaların sizin emeğinizle bir yere gelmesi durumu var."

"TÜRKİYE'DE 20 İLA 30 BİNE YAKIN İŞSİZ ARKEOLOG VAR"

Arkeologların aylık kazancının yeterli olmadığı ve ilgili bakanlıklardan gelen ödeneklerin yeterli olmadığını belirten Kınay, "Bu meslek bana bir statü kazandırmadı. Sosyal hayatta mesleğin bana kattığı meslektaşlarımla ahbap olmamız oldu.Gün içerisinde 15-16 saatinizi bu mesleğe veriyorsunuz. Çok emek isteyen bir durum. Kültür Bakanlığı'ndan verilen ödenekler az olduğu için verimli çalışamıyorsunuz. Ödenekler olmadığı zaman ulaşım sorunları oluyor. Kendi kaynaklarımızla bu sorunu aşmaya çalışıyoruz. Bir arkeoloğun aldığı maaş az ve emeğinin karşılığını alamıyor. Türkiye'de 20 ila 30 bin arasında işsiz arkeolog var. Bunların hepsi geçim sorunu yaşıyor. Bu insanların hiçbir şey yapamaması birçok soruna neden oluyor. Psikolojik çöküntü içerisindesiniz. Türkiye'deki arkeoloğlara bakış açısı da belli, 'mezarcı' ya da 'defineci'.Bu tabirler entelektüel bilgi birikimi olan insanları bıkan söylemlerdir ve bir saygınlığı yoktur." diyerek mesleğinin Türkiye şartlarında bir değer görmediğinin altını çizdi. 

Not: Bu haber, "Yeni Medyada Emek Gazeteciliğini Geliştirmek" projesi kapsamında Fransa'nın Türkiye Büyükelçiliği tarafından desteklenmektedir.