Gazete Emek- Çorlu’da 7’si çocuk 25 kişinin yaşamını yitirdiği tren katliamına ilişkin davanın 12’nci duruşması görüldü. Duruşma 21 Mart 2023 tarihine ertelendi.  Kazada kızı Bihter Bilgin’i kaybeden Zeliha Bilgin, duruşmada çocuğunun kanlı pantolonunu göstererek, “Ben, bunun için mücadele veriyorum. 5 sene oldu. Ne bana hesap verebileceksiniz ne adalete ne de Allah’a” dedi.

Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 8 Temmuz 2018’de, Edirne’nin Uzunköprü ilçesinden İstanbul Halkalı’ya gitmek üzere hareket eden, 362 yolcu ve 6 personelin bulunduğu yolcu treninin Sarılar Mahallesi yakınlarında raydan çıkarak, devrilmiş, kazada 7’si çocuk 25 kişi yaşamını yitirmişti.

Kazanın ardından yakınlarını kaybedenlerin adalet arayışları devam ediyor. Faciaya ilişkin görülen davanın 12’nci duruşması Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme heyeti, “Kati rapor tanzimleri ve müzekkere cevaplarının istenmesine, sanıkların tanık dinletme talebinin kısmen kabulüne, sanıklar hakkında verilen adli kontrol tedbirlerinin devamına” karar vererek duruşmayı 21 Mart 2023 tarihine erteledi.

KIZININ KANLI PANTOLONUNU GÖSTERDİ

Basın açıklamasının ardından aileler, duruşma salonuna polis arama noktasından aranarak alındı. Zeliha Bilgin, duruşmada kaza günü kızı Bihter Bilgin’in üzerindeki kanlı pantolonunu göstererek, “Ben, bunun için mücadele veriyorum. 5 sene oldu. Aynı acıları yaşamadan ölmeyin inşallah. Ne bana hesap verebileceksiniz ne adalete ne de Allah’a. Allah aynısını size de yaşatsın. 5 yıldır dua ediyorum” dedi.

Abalıoğlu Lezita işçilerinin davasında karar çıktı: İşveren derhal sendikayla masaya oturmalı Abalıoğlu Lezita işçilerinin davasında karar çıktı: İşveren derhal sendikayla masaya oturmalı

Mahkeme, TCDD Bölge Demiryolu Bakım Müdürü sanık Mümin Karasu, duruşmalara katılmayarak ifade vermediği için hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarmıştı. Bu kararın ardından tutuklanan Karasu’nun avukatları, mahkemeye itiraz dilekçesi sunmuştu. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı reddetmiş, itirazın değerlendirilmesi için üst mahkeme olan Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. 2. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı yerinde görerek 23 Kasım 2022 tarihinde sanık Karasu’nun adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vermişti.

Kimlik tespitlerinin yapıldığı duruşmada, sanık Mümin Karasu, evli ve 2 çocuklu olduğunu söyleyerek, halen TCDD’de görev yaptığını ve aylık kazancının 15 bin 900 TL olduğunu belirtti.

Kimlik tespitinin ardından, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemece kabul edilen ek iddianame okundu. Mahkeme başkanı, ek iddianamenin devam eden yargılama dosyasıyla birleştirildiğini belirtti. Mahkeme, savcının iddianameyi hazırlarken sehven eklemeyi unuttuğu sanıklar hakkında başka bir ek iddianame hazırlandığını ve bu iddianamenin de devam eden dosyayla birleştirildiğini kaydetti.

“BENİM GÖREVİM SERVİS MÜDÜRLERİNE MÜDAHALE ETMEK DEĞİL”

Mahkemede savunması alınan dönemin TCDD 1. Bölge Müdürü sanık Nihat Aslan da şunları söyledi:

“Ben bir bölge müdürüyüm. 2016 yılının aralık ayında atandım. Her bölgenin bir sınırı vardır. Bana bağlı 11 tane servis müdürlüğü vardır. Ve bunların da alt birimleri vardır. Bunların hepsinin koordinasyonunu sağlamaktayım. Benim görevim servis müdürlerine müdahale etmek değildir, birimler arası koordinasyonu sağlamaktır. Meteoroloji ile bir protokol yapmamakla suçlanıyorum. Bu benim görevim değildir. Müdürlüklerin görevidir. Bizim kamu kurumlarıyla sözleşme yapmaya yetkimiz yok. Sadece araç kiralama gibi işlerde sözleşme yapma yetkimiz var. Benim denetleme yetkim de yoktur. Balast tutucunun yapılmamasıyla suçlanıyorum. Bu da teknik bir iştir, benim işim değildir. Bu suçlamaları kabul etmiyorum. Her servis, kendi bütçesini ayarlar. Servis müdürleri de daire başkanıyla bütçe görüşmeleri yaparlar. Bütçe, her yıl başında bize gönderilir.”

İHALE İPTALİNİ ‘HATIRLAYAMADI’

Mahkemenin, 2018 yılında yapılan ihale iptaline ilişkin sorusuna, “Hatırlayamadım” diye cevap veren Aslan, “Bu ihale iptal edildiyse mutlaka ek ödenek istenmiştir” dedi. Mahkeme, sanığa imzaladığı ihalenin iptaline ilişkin belgeyi gösterince, “Şimdi hatırladım. İptal edilmedi. Ek ödenek istenince ertelendi. Ödenek, benim dönemimde verilmedi” diye konuştu. Personel eksikliği olup olmadığına ilişkin soruya ise “Personel eksikliği vardı. Bu konuyla ilgili gerekli yerlere yazı da yazıldı” yanıtını verdi.

“KAZA YERİNDE DENETİM YAPACAK BİLGİM YOK”

Facianın yaşandığı dönem 1. Bölge Müdür Yardımcısı olan sanık Levent Meriçli, mahkemede kendisini şöyle savundu:

“Bölge müdür yardımcılığı idari bir makamdır. Mahal listeleri denetleme yetkimiz yoktur. Yazılar, bizim tarafımızdan genel müdürlüğe gönderilirken, yalnızca ‘Görüldü’ olarak paraflanır ve gönderilir. Savcılık ifademizdeki bütün beyanlarımız dosyaya geçmedi. Ben Jeoloji Mühendisliği mezunuyum. Emlak İnşaat Müdürlüğü’nde çalıştım. Kamulaştırma-imar konularında görev aldım. Marmaray’dan sorumlu Servis Müdür Yardımcısıydım. Sonrasında da bina bakım onarım işleri yaptım. Uzmanlığım olmadığından kaza yerinde denetim yapacak bilgim yok.

İhalelere ilişkin ise harcama yetkileri şöyledir: İhale yapılacak işlerle ilgili ödenek alınır. Bakım onarım işleri ile ayrıca ödenek olur. Miktarına biz karışmayız. Alt ve üst yapı tadilatları büyüklüğüne, ihtiyaca, aciliyete göre olur. Bölge müdürlüğüne ihale yetkisi verilir, ancak onayı tekrar genel müdür yapar. Benim dönemimde büyük bakım onarım işi yapılmadı.

Çerkezköy-Kapıkule hattının kapatılarak alt yapı çalışması yapıldığını hatırlıyorum. Kaza yeri sicilli bölge sayılır, inceleme o şekilde yapılır, doğrudan teminle yapılır. Daireye gönderilmek üzere idari işlem olarak onayımıza gelir, teknik denetimi biz değil ilgili servis yapar.

2018’de başlayan ihale süreci bitseydi, mart-nisan gibi ödenek gelir sonra ihale haziranın ortası ya da sonuna doğru biterdi. İdari süreçler iki ayı bulurdu, kazadan öncesine yetişmezdi. Kazadan sonra personel talebimiz oldu, kazadan önce Marmaray kapsamında birleştirilerek istenmiş olabilir, emin değilim. Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum.”

Sanıkların savunmaları ve avukatların sorularının ardından mahkeme heyeti, duruşmaya bir saatlik ara verdi.

GERGİNLİK ÇIKTI

Çorlu Tren Katliamı davasında ara karar için duruşmaya saat 21.00’e kadar ara verildi. Ara sonrası adliye koridorunda gerginlik çıktı.