AKP'li Rektör Melih Bulu'ya karşı direnen Boğaziçi öğrencilerinin hedef haline getirildiği süreç nasıl gelişti?

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, Melih Bulu'nun AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kayyum rektör olarak atanmasına karşı başlattıkları eylemleri devam ediyor.

06 Şubat 2021 Cumartesi 19:15
AKP'li Rektör Melih Bulu'ya karşı direnen Boğaziçi öğrencilerinin hedef haline getirildiği süreç nasıl gelişti?

Gazete Emek- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun gözaltına alınan öğrencilere ilişkin kullandığı ifadeler ve düzenlenen operasyonda LGBTİ bayraklarına el konulması tepki çekti.

Sosyal medyada gösterilen tepkiler, Twitter'da #LGBTİHaklarıİnsanHaklarıdır etiketini Türkiye'de en çok konuşulan konular arasında birinci sıraya yükseltti.

Açılan soruşturma kapsamında, beş kişi gözaltına alınırken, Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulübü ile LGBTİ+ Kulübü'nde de arama yapıldı.İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun olayla ilgili gözaltına alınan kişilerle için kullandığı ifadeler ve düzenlenen operasyonda LGBTİ afiş ile bayraklarına el konulması tepki çekti.

Gözaltına alınan kişilerden biri savcılık sorgusu sonrası serbest bırakılırken, diğer dört kişi de adliyeye sevk edildi. Gözaltına alınan iki kişi tutuklandı, diğer iki kişi de konutu terk etmeme adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

BOĞAZİÇİ ÖĞRENCİLERİNİN YAPACAĞI EYLEME İZİN VERİLMEMİŞTİ

Söz konusu tutuklamaların Boğaziçi Üniversitesi'nde protesto edildiği Pazartesi günü, Beyazıt Meydanı'nda bir grup ikindi namazı sonrası basın açıklaması yaptı.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) üyelerince yapılan protestoda, grup pankart açıp, tekbir getirdi, ardından da Kur'an-ı Kerim okundu.

Bu protestoya müdahale edilmemesi, sosyal medyada bir grup tarafından, çifte standart uygulandığı eleştirilerine neden oldu. Boğaziçi Üniversitesi'nde eyleme, Valiliğin topyekün eylem yasağı gerekçe gösterilerek izin verilmemişti.

Serbest bırakılan Boğaziçi öğrencileri gözaltında yaşadıklarını anlattı: Cinsel tacize maruz kaldım

SORUŞTURMAYA NEDEN OLAN RESİMDE NE VAR?

Boğaziçi Üniversitesi öğrenci ve öğretim üyeleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Prof. Dr. Melih Bulu'yu atamasına yönelik tepki ve protestolarını sürdürüyor.

Bu protestolar kapsamında, Cuma günü bazı öğrenciler kampüs içerisinde bir sergi açtı.

Sosyal medyada yayımlanan görüntülerde, açılan sergideki görsellerin yerleştirilmesi sırasında yerde duran ve üzerinde Kabe figürü görülen bir resim yer aldığı görülüyor.

Resmin tam ortasında şahmeran figürü, dört köşesinde de LGBTİ+, lezbiyen, trans ve aseksüel bayrakları yer alıyor.

Sosyal medyada kendisini Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olarak tanıtan bir kişi, resmi yapan kişinin bu görseli neden bu şekilde hazırladığına dair bir açıklamayı paylaştı.

Bu açıklamaya göre, görseli hazırlayan kişi, şahmeran figürüyle "toplumsal mizojinin en büyük motivasyonu olan kurgulanmış dinin merkezine iliştirerek Anadolu kadınlarının bu gizli ve derin mücadelesini bir adım daha cesurlaştırmak" istediğini belirtiyor.

Aynı açıklamada, "Eserin dört köşesine iliştirilmiş LGBTİ+ bayrakları da fark edeceğiniz üzere eserin genel estetik yapısına uzak ve yapay görünmekte. Burada da toplumsal cinsiyetin kendi öz cinsiyetlerimize bizi yabancılaştırıp öz kimliklerimizi bize yapay olarak tanıtmasını gösterdim" ifadeleri yer alıyor.

Boğaziçili 'Müslüman öğrencilerden' Melih Bulu açıklaması: Bulu'nun ayrıştırıcı dili, inancımızla taban tabana zıttır

RESME YÖNELİK TEPKİLER NASIL BAŞLADI?

Boğaziçi Üniversitesi İslam Araştırmaları Kulübü'nün (BİSAK) Twitter hesabı üzerinden resme tepki göstermesi ve hükümete yakın bazı haber kuruluşların sergiyle ilgili videoyu paylaşması olayın geniş kitlelere yayılmasını sağladı.

BİSAK, açıklamasında Kabe'nin "haysiyetsizce tahkir ve tahrif edildiğini" belirterek, "Bu ahlaksızlığın sanat kisvesiyle meşrulaştırılmasını ve üstüne üstlük hadsizce savunulmasını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz" denildi.

Akşam saatlerinde gösterilen tepkiler, "#bogazicilgbtrezaleti" ve #kabekutsalımızdır gibi etiketler altında paylaşıldı. Cuma akşam saatlerinde bu etiketlerle 20 binden fazla Twitter mesajı atıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, resimle ilgili resen soruşturma başlattı. İstanbul Valiliği, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak" suçlamasıyla beş kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

Gözaltına alınanlardan biri savcılık sorgunun ardından serbest bırakılırken, diğer dört kişi de adliyeye sevk edildi. İki kişinin de arandığı bildirildi.

Boğaziçi Üniversitesi'nden akademisyen Can Canan, gözaltına alınanların üniversitenin Sanat Kolektifi'ne mensup öğrenciler olduğunu belirtti.

Cuma akşam saatlerinde İçişleri Bakanı Soylu da gözaltına alınan dört kişiyi "LGBT sapkını" olarak tanımladı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, resmi "Kabe'ye yapılan saygısızlık" olarak tanımladı. Kalın, "Bu sapkınlık hem kanun önünde hem de maşerî vicdanda hakettiği cezayı alacaktır" dedi.

İstanbul Valiliği de Cumartesi günü yaptığı yazılı açıklamada, operasyon kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Kulübü ve LGBTİ+ Kulübü'nde arama yapıldığını duyurdu.

Açıklamada, aramada "LGBTİ bayrakları ile eylemlerde kullanılan çeşitli afiş ve pankartların ele geçirildiği" belirtildi.

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, "Gönülleri nefretle paslanmış hadsizlerin kutsalımız Kabe'ye saygısızlığına hukuk göz yumamayız" dedi.

Resme tepki gösteren Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Ömer Çelik, "sapkın bir grubun Kabe'ye yaptığı saygısızlığı kınadığını" ifade ederek, bunu "provokasyon" olarak tanımladı.

Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Faik Öztrak, olayı "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Öztrak, "Bu alçak provokasyonu şiddetle kınıyoruz. Görünen ve görünmeyen sorumlulularının bir an önce ortaya çıkarılmasını bekliyoruz" dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, olayla ilgili yasal yollara başvuracaklarını ifade etti. Manevi İlkeli Liyakatli Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (Mil-Diyanet Sen) , Pazartesi günü LGBTİ derneklerinin kapatılması ve tüm faaliyetlerinin yasaklanması için İçişleri Bakanlığı'na dilekçe sunacaklarını açıkladı.

Boğaziçili öğrenciler: Melih Bulu hesap verene kadar "kayyumluğun" önünden ayrılmayacağız

LGBTİ'LERİ HEDEF ALAN AÇIKLAMALARA KARŞI VERİLEN TEPKİLER NELER?

Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Bulu da olayın kabul edilemez olduğunu belirterek, bunun "Boğaziçi değerlerinde asla yeri olmadığını" ve kapsamlı soruşturma başlatıldığını ifade etti.

Soylu ve Bulu'nun attıkları mesaja birçok kullanıcı tepki gösterdi. Bazı kullanıcılar, Bulu'nun ilk mesajında "#bogazicilgbtrezaleti" etiketini kullandığını ancak daha sonra bunu silerek, etiketsiz halini tekrar paylaştığını öne sürdü.

Türkiye'de Twitter'da en çok konuşulan konular listesinde bir numaraya yükselen #LGBTİHaklarıİnsanHaklarıdır etiketiyle 7 binden fazla mesaj paylaşıldı.

Aralarında LGBTİ haklarını savunan aktivistlerin de olduğu çok sayıda kullanıcı, Soylu'nun açıklamasını "homofobik" ve ayrımcı olarak nitelendirirken, Valiliğin "LGBTİ bayrakları ele geçirildi" ifadesine de tepki gösterildi.

Erdoğan’dan Boğaziçili öğrencilere: Siz öğrenci misiniz yoksa terörist mi?

MELİH BULU’NUN DANIŞMANI OLARAK DEVA PARTİSİ’NİN KURULARINDAN BİR İSİM SEÇİLDİ

Boğaziçi Üniversitesi'ne kayyum olarak atanan Melih Bulu'nun danışmanı olarak atadığı Deva Partisi Kurucu Üyesi Oğuzhan Aygören'den açıklama geldi.

Aygören, "Bizim Türkiye'yi koskoca bir Boğaziçi yapmaya ihtiyacımız var" derken, öğrencilere polis müdahalesinin, ayrıştırıcı ve hedef gösterici mesajların doğru olmadığını, bu nedenle Bulu'nun yaptığı atamayı kabul etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Boğaziçi öğrencilerine 'terörist' diyen Bahçeli'nin ilk üniversite işgalini yapan kişi olduğu ortaya çıktı!

LGBTİ ÇALIŞMALARI ADAY KULÜBÜ KAPATILDI

İletişim Başkanı Altun, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ Çalışmaları Aday Kulübü’nün Rektör Bulu’nun kararıyla kapatıldığını duyurdu. Altun konuya ilişkin “Kutsal değerlerimizi ayaklar altına almaya çalışanlara karşı üniversite yönetimi meşru bir tasarrufta bulunmuştur” paylaşımında bulundu.

Çok sayıda sosyal medya kullanıcısı ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri Altun’a tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'un Boğaziçi Üniversitesi'nde dün yapılan eylemlerin nedeninin LGBTİ+ kulübünün kapatılması kararı olduğunu ileri sürmesinin ardından gözaltına alınan öğrencilerin avukatı Levent Pişkin, "Külliyen yalan. Soruşturulan kulüp Güzel Sanatlar Kulübü" dedi.

Tepkilerin odağındaki AKP'li Rektör Bulu protestolara ilişkin konuştu ve istifa taleplerini yorumladı

BAKAN SOYLU’DAN BOĞAZİÇİ AÇIKLAMASI: TUZAĞA DÜŞMEYİN

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararı ile Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Melih Bulu'ya ilişkin devam eden protestolarda gözaltına alınan öğrencilere ilişkin açıklama yaptı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Soylu, öğrencilere seslenerek, "Boğaziçi'nin olan biteni izleyen sakinlerine bir sözüm var” diyen Soylu, “Hayatta hiçbir başarının altında imzası olmayan, bir ajansın elinde oyuncak olan, solcu bile olmayan kart siyasetçilerin tuzağına düşmeyin” dedi.

RTÜK Başkanı Şahin'den medyaya 'Boğaziçi Üniversitesi' uyarısı

GÖZALTINA ALINAN ÖĞRENCİLERE İŞKENCE TEHDİDİ

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin avukatı Levent Pişkin, Emniyet’teki sorgularında neden eylemlere katıldıkları sorulan öğrencilerin işkence ve kötü muamele ile tehdit edildikleri bilgisini verdi.

Üniversite dün gerçekleştirilen protestolara iki kez saldıran polisler, 159 öğrenciyi gözaltına aldı. 98’i serbest bırakılan bu öğrencilerden 61’i hala gözaltında.

 Gözaltına alınan öğrencilerin avukatlarından Levent Pişkin, Vatan Emniyeti’nde ifadesine girdiği öğrencilerin karşı karşıya kaldıkları ve edindiği bilgileri paylaştı.

AKP’li Rektör Melih Bulu'dan istifa çağrılarına Kılıçdaroğlu yanıtı

KILIÇDAROĞLU’NDAN AÇIKLAMA

Boğaziçi Üniversitesi'nde devam eden protesto eylemlerine ilişkin Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

Boğaziçi Üniversitesi'nden söz etmek isterim. Orada güzel çocuklarımız okuyor, hepsi başarılı. O üniversitenin gelenekleri vardır. Gelenekler bazen kanunlardan daha güçlüdür. Üniversiteye bir kişiyi atıyorsunuz üniversite kabul etmiyor. Sadece öğrenciler değil hocalar da kabul etmiyor. Olması gerek o üniversite hocasının "Ya kimse kabul etmiyor, büyüklük bende kalsın ben buradan ayrılayım" demesi lazım. Aksi halde kaos çıkıyor.

12 Eylül Darbesi öncesi yaşananları hatırlatan Kılıçdaroğlu "80 öncesi ve sonrasını iyi hatırlarsınız bir sürü insan hayatını kaybetti. Kimi sağ kimi sol dedi, gençlerimiz birbirini öldürdü. Türkiye böyle bir şeyin içine sokulmamalı. Öğrenciler istemiyor, öğretim üyeleri de istemiyor. Bir aydan fazladır bir yardımcı bile bulamadı o zaman çekilmesi lazım" diye konuştu.

ABD’den Türkiye için sert Boğaziçi mesajı

ÖĞRENCİLERE GBT KONTROLÜ

Üniversite çevresini abluka altına alan polis, yaya trafiğini kısıtlayacak şekilde demir bariyerler yerleştirilmiş durumda. Metro çıkışından itibaren polis yoldan geçenlere Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıyor. Okulun çevresinde yüzlerce çevik kuvvet polisi konuşlanırken kimi yerlerde Akrep tarzı araçlar ile TOMA konuşlandırılmış durumda. Okulun bütün girişleri polis tarafından kapatılırken, öğrenciler GBT işlemi sonrası okula alınıyor.

                                                                                                                                  

Protestoları ve yaşananları takip eden gazetecilerin çekim yapmasına izin verilmiyor.

BM’den Türkiye’ye Boğaziçi eylemlerine ilişkin çağrı

SOYLU: KAYYUM REKTÖR DEMEK FAŞİST BİR YAKLAŞIM 


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Haber Global'de Candaş Tolga Işık'ın sunduğu programa katıldı. Boğaziçi Üniversitesi'ne AKP'li Melih Bulu'nun atanmasının ardından başlayan protestolar ile ilgili konuşan Soylu açıklamaları şu şekilde;


“Siz kayyum rektör atadınız diyorlar. Bu faşist bir yaklaşım. Sizin böyle yaklaşmanız siyasal bir yaklaşım. Burada marjinal, ideolojik ve çok uçlarda olan sınırlı sayıda kişi üniversiteyi bu çizgiye çekmişler. Bizler üniversiteleri siyasi çizgileri ile değil başarıları ile konuşmalıyız.”


“Orada gidecek üniversite rektörünün odasını işgal edecek. Buna asla müsaade etmem. Türkiye ayağa kalsa da müsaade etmem böyle bir şey yok. Boğaziçi Üniversitesi ayağa da kalksa üniversite rektörünün odasına girmesine izin vermem.


Rektör seçimlerinin illa çok demokratik mi olması gerekiyor? Hayır. Biz sonuca bakıyoruz. Sorun oldukça devletin kuralları işlemeye devam edecek.”
 

Bakan Soylu’dan Boğaziçi açıklaması: Terörist derken iltisaklı, irtibatlı demek istedim

MELİH BULU: İSTİFA ETMEYİ DÜŞÜNMÜYORUM

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararıyla Boğaziçi Üniversitesi'ne kayyum rektör olarak Melih Bulu, üniversite bileşenlerinin kabulünü görmemesine rağmen rektörlükten istifa etmeyi asla düşünmediğini söyledi.

HaberTürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı'ya konuşan Bulu, DEVA Partisi kurucu üyesi Ozan Aygören’e ilişkin, , “Oğuzhan Hoca ile eski tanışıklığımız var. Aramızda hep birlikte ne yapabiliriz diye konuşurduk. Ben kendisini rektör danışmanlığına atadığımda başta her şey iyiydi ancak sonra mensubu olduğu DEVA Partisi’nden çok tepki geldi, o nedenle geri adım atmak zorunda kaldı.” diye konuştu.

Boğaziçili öğrencilerden Erdoğan’a: Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz

MANSUR YAVAŞ’TAN İSTİFA ÇAĞRISI

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan, öğrencilerin günlerdir protesto ettiği Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu'yu istifaya davet etti.

Yavaş, yayımladığı açık mektupta Bulu'ya çağrıda bulunarak, "Boğaziçi kültürünü 'işi kavgaya götürmeden uzlaşılabilen bir kültür' olarak tanımlamıştınız. İşte tam fırsatı. İşi daha fazla kavgaya götürmeden, üniversiteyi 'bilim yuvası' kimliğine dönüştürmek ve 'uzlaşı'nın önünü açmak için fedakarlık yapmak size düşüyor" dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’ne iki yeni fakülte kararına ilişkin Melih Bulu’dan açıklama

MELİH BULU: İSTİFAYI ASLA DÜŞÜNMÜYORUM

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararıyla Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne atanan Melih Bulu, gelişen tüm tepkilere rağmen istifayı düşünmediğini bir kez daha tekrarladı.

Canlı yayında açıklamalarda bulunan Bulu, “Asla istifayı düşünmüyorum” dedi.

Açıklamasında, “Boğaziçi’nde rektör olmak benim çok uzun süreden beri hayalimdi” ifadelerini kullanan Bulu, “Bu hayalim gerçekleştiği için çok memnunum. Asla istifayı düşünmüyorum” diye konuştu.

Bakan Soylu’dan Boğaziçi açıklaması: Terörist derken iltisaklı, irtibatlı demek istedim

MELİH BULU’DAN KILIÇDAROĞLU ÖRNEĞİ

Barış Yarkadaş ve gazeteci İsmail Saymaz Boğaziçi Üniversitesi önünden canlı yayın yaptı. Barış Yarkadaş, kayyım rektör Melih Bulu'nun açıklamalarını yayında paylaştı.

“'Ben görevimin başındayım, çalışıyorum ve çalışmaya devam edeceğim. Ben bir bürokratım, beni cumhurbaşkanı atadı. Benim hedefim bu okulu ilk 100'e sokmak, Sayın Kılıçdaroğlu da atandı, ona da itiraz edenler vardı o neden itiraz etmedi?'"

İçişleri Bakanlığı’ndan Boğaziçi öğrencilerine uyarı: Hiç kimse devletimizin gücünü sınamasın

RTÜK BAŞKANINDAN BOĞAZİÇİ HABERLERİNE UYARI

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki kayyum rektör atamasının ardından başlayan protestoları ve beraberindeki polis şiddetini haberleştiren medya kuruluşlarına uyarıda bulundu.

Şahin, "Devletimiz ve milletimiz aleyhinde yapılan yayınlara geçit vermemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.

Erdoğan: Yürekleri yetse, "Cumhurbaşkanı istifa etsin" diyecekler

ERDOĞAN’DAN AÇIKLAMA

Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Melih Bulu'yu protesto eden öğrencileri hedef aldı.

"Boğaziçi Üniversitesi'yle ilgili yaptığı açıklamalara baktığınızda, terör örgütü temsilcilerini bu ülkenin evlatları olarak tanımlıyor" diyen Erdoğan, "Milli ve manevi değerlere sahip gençler olarak kabul etmiyoruz. Siz öğrenci misiniz, yoksa siz rektörün odasını basmaya kalkışan terörist misiniz?" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Bu ülke teröristlerin hakim olduğu ülke olmayacak ve asla fırsat vermeyeceğiz. Gereği neyse yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Artık bu ülke, Taksim'deki bir Gezi olayını yaşamayacak ve yaşatmayacaktır." dedi.

Ayşe Buğra'dan Erdoğan’a yanıt : Memleketim adına üzülüyorum 

SANATÇI GÜLSE BİRSEL’DEN BOĞAZİÇİ PAYLAŞIMI

AKP milletvekili aday adayı Prof. Dr. Melih Bulu’ya karşı protestolar devam ederken senarist ve oyuncu Gülse Birsel, Boğaziçi Üniversitesi 150. yıl mezuniyet konuşmasını paylaştı.

Birsel, 2017 yılına ait konuşmada şair Turgut Uyar'ın 'Denge' şiirinden alıntı yaparak şunları söylüyor;

"Boğaziçi bence herkesin alının al, morunun mor, tanrısının amenna, şiirinin adam akıllı şiir olduğuna saygı duyduğu bir yerdir. Yine aynı şiirdeki gibi pırıl pırıl bir denize karşı diz boyu sulara yan gelmiş insanlar herkese iyi niyetli gülümser. Kimse birbiriyle dövüşemez. Bizler tam kendimize göre, tam dünyaya göreyizdir ama bizim dengemizi bozmayınız."

Prof. Dr. Ayşe Buğra'nın öğrencilerinden Erdoğan’a tepki  

ABD, AB VE BM’DEN TÜRKİYE’YE KINAMA

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price ve Avrupa Birliği ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Boğaziçi Üniversitesine yönelik baskılara ve LGBTİ+'ların hedef gösterilmesine ilişkin açıklama yaptı. Öğrencilerin meşru toplanma özgürlüğü hakkını kullandığı belirtilen açıklamalarda LGBTİ+ bireylere yönelik nefret söylemlerine tepki gösterildi, öğrencilerin serbest bırakılması çağrısı yapıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, öğrencilerin gözaltına alınmasından endişe duyduklarını belirterek "Cinsel azınlıklara karşı nefret söylemini şiddetle kınıyoruz” dedi.

Avrupa Birliği komisyon yetkilileri, gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısı yapılırken "Polisin düşünce özgürlüğünü kullanan kişilere karşı aşırı güç kullanması, Türkiye’nin aday ülke ve uzun süredir Avrupa Konseyi üyesi olarak yükümlülüklerine aykırı olduğunu hatırlatıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada "Bu olaylar sırasında üst düzey yetkililer tarafından LGBT öğrencilere yönelik nefret söylemi ve bir LGBT derneğinin kapatılması kabul edilemez" denildi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (BMCHR) de gözaltına alınan öğrencilerin serbest bırakılması ve polisin orantısız güç kullanımına son vermesi çağrısı yaptı. BMCHR, LGBTİ+ bireyleri hedef alan yetkililerin nefret söylemlerini de kınadı.

ERDOĞAN: YÜREKLERİ YETSE ‘CUMHURBAŞKANI İSTİFA ETSİN’ DİYECELER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

(Boğaziçi) Şu anda Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olayları, oradaki öğrencilerimizin bir olayı olarak tanımlamak mümkün değil. Oradaki öğrencilerimizle uzaktan yakından alakası yok. Bu işin başını hem siyasetin bir boyutu çekiyor, dün HDP'nin Kadıköy'de yapmış olduğu çağrı ve gösteriler bunun bir göstergesidir. Ana muhalefet partisinin görevi ortadadır. Bununla beraber ortak hareket ettikleri akademisyenler de içinde yer alıyor. Akademisyenlerin içerisinde bunu kabullenmeyenler de var. Birçoğu maalesef hala şunu öğrenememişler, bu ülke bir hukuk devletidir.

Melih Bey kimdir? İstifa etmelidir' diyorlar. Yürekleri yetse 'Cumhurbaşkanı da istifa etsin' diyecekler. Osman Kavala denilen, Soros'un temsilcisi olan kişinin karısı da aynı şekilde bu provokatörlerin içerisinde yer alıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Melih Bey kimdir? İstifa etmelidir' diyorlar. Yürekleri yetse 'Cumhurbaşkanı da istifa etsin' diyecekler” ifadesinden sonra  Twitter’da #Cumhurbaşkanıİstifa  etiketi gündemin ilk sırasına yerleşti. 

AYŞE BUĞRA: MEMLEKETİM ADINA ÜZÜLÜYORUM

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne Melih Bulu'nun atanma şekline itiraz eden akademisyen ve öğrencilerin protestolarıyla ilgili yaptığı açıklamada Osman Kavala'nın eşi Prof. Dr. Ayşe Buğra'yı hedef aldı.

Ayşe Buğra, Osman Kavala'nın duruşmasının ardından yaptığı açıklamada Erdoğan'ın sözlerine de yanıt verdi. Buğra, şunları kaydetti:

"Bu olan biteni bir hukuk süreci olarak yorumlamak imkânsız. 3,5 yıldır süren ve gittikçe ağırlaşan bir eziyet süreci. Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını esefle karşılıyorum, memleketim adına üzülüyorum."

ERDOĞAN’IN HEDEF ALDIĞI AYŞE BUĞRA’YA BULU’DAN TEŞEKKÜR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladığı sırada Boğaziçi Üniversitesi'ndeki eylemlerle ilgili olarak Prof. Dr. Ayşe Buğra'yı hedef alarak "Osman Kavala denilen, Soros'un temsilcisi olan kişinin karısı da aynı şekilde bu provokatörlerin içerisinde yer alıyor." ifadelerini kullanmıştı.

Boğaziçi Üniversitesi'ne Cumhurbaşkanlığı tarafından atanan AKP'li rektör Melih Bulu'nun "Bir vesile olarak üzerimde emeği olan başta Güven Alpay, Deniz Gökçe, Muzaffer Bodur, Hayat Kabasakal, Mustafa Dilher, Özer Ertuna, Refik Erzan, Ayşe Buğra, Ayşegül Toker, Cem Behar ve Tamer Bilgiç olmak üzere bugünlere gelmemde emeği olan bütün hocalarımı da saygıyla selamlıyorum" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı.

ALİ BABACAN VE MERAL AKŞENER’DEN ORTAK AÇIKLAMA

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ortak bir basın açıklaması düzenledi.

Ali Babacan'dan Boğaziçi protestoları değerlendirmesi:

“Hükümetin haftanın düşmanı panosu var. Çözüm üretemedikleri için her hafta yeni bir düşman üretiyorlar. Karşıtlık üzerinden, düşmanlık üzerinden görüntüyü kurtarmaya çalışıyorlar. Geçen haftanın düşmanı Boğaziçi öğrencileri oldu. Bizim dinimizin kutsalları vardır. Ancak münferit bir konuyu ele alıp, onun üzerinden büyük bir propaganda ve iletişim kampanyası başlatmak, Boğaziçili öğrencilerini şeytanlaştırmak bu ülkeye de bu ülkenin gençlerine de yazık.

Meral Akşener’in Boğaziçi protestoları değerlendirmesi:

“Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri bu ülkenin Cumhurbaşkanı tarafından terörist ilan ettiler. Bunu çok yanlış, sakıncalı bulduğumu ifade etmek isterim. Ama o gençlere de bir sözüm var. 31 Mart'a giderken Sayın Cumhurbaşkanı çiftçiye, esnafa, kendi partisine oy vermeyen Kürtlere terörist dedi, biz siyasilere zaten terörist dedi. Dün itibariyle gencecik Türkiye'nin en iyi okullarından birini kazanmış o gençlerin sesini duyup ne söylediklerini anlamak yerine onlara terörist dedi. Ben bu genç arkadaşlarıma bu terörist kulübe, aramıza hoş geliniz demek istiyorum."

“Ülkenin sorunlarının çözümü siyasetten geçiyor. Şiddetin her türlüsüne karşıyız. Şiddet içeren eylemlere de polis ve devlet şiddetine de karşıyız.”

“HİÇKİMSE DEVLETİMİZİN GÜCÜNÜ SINAMASIN”

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki rektör protestolarıyla ilgili açıklama yaptı.

Çataklı, Boğaziçi Üniversitesi protestolarıyla ilgili gözaltına alınan 159 kişiden 79'unun terörle irtibatının belirlendiğini öne sürdü. Çataklı, "04.01.2021 tarihinden bu yana 38 ilimizde toplam 528 kişi yakalanmış gözaltına alınmıştır. Bunlardan 2'si tutuklanmış, 108’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 390'nı serbest bırakılmıştır. Halen İstanbul’da 28 kişinin işlemleri emniyette devam etmektedir. Boğaziçi Üniversitesi ülkemizin en güzide eğitim kurumlarından birisidir. Orada huzursuzluk çıkarmak isteyen marjinal yapılara asla müsaade etmeyiz. Marjinal grupların tüm çabalarına karşı teyakkuzdayız. Hiç kimseye devletimizin gücünü sınamasını tavsiye etmiyoruz. Bu sözümüz herkese" ifadelerini kullandı.

BAKAN SOYLU’DAN ‘TERÖRİST’ İFADESİNDE DEĞİŞİKLİK

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan eylemlerde gözaltına alınan bazı kişiler için kullandığı “terörist” ifadesini düzeltti.

Hürriyet’ten Nedim Şener, İçişleri Bakanı Soylu ile yaptığı görüşmeyi köşesine taşıdı. Şener’in köşesinin bir kısmı şöyle:

Bakan Soylu’ya, Boğaziçi eylemlerine katılanlarla ilgili “terörist” ifadesi kullanmasını da sordum: “Orada terörist derken iltisaklı, irtibatlı demek istedim. Şöyle: Bunlar DHKP-C ile iltisaklı, birçok eyleminde alınmış kişiler. Örgütsel ilişkisini ortaya koyduğumuz kişiler, hakkında daha önce mutlaka bir işlem yapılmış kişiler. Bunun içinde DHKP-C var, TKMLP gibi örgütlerin açık alan eylemlerine katılan isimler. Bu örgütlerin etkinliklerine katılan, irtibatları ve iltisakları olan kişileri kastettim.”

BOĞAZİÇİ ÖĞRENCİLERİNDEN ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararı ile Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Prof. Dr. Melih Bulu'ya ilişkin protestolar devam ederken son olarak yayımlanan Resmi Gazete kararı ile Boğaziçi Üniversitesi'ne Hukuk ve İletişim fakülteleri açıldı. Boğaziçi Dayanışması bunun ardından, "Günlerdir bizleri aracı kanallarla hedef gösteren 12. Cumhurbaşkanına Açık Mektubumuzdur" diyerek bir metin paylaştı.

Söz konusu metnin bir bölümü şöyle:

“Bizi size koşulsuz itaat edenlerle karıştırmayın. Siz padişah değilsiniz, biz de tebaanız değiliz. Ama madem yürek demişsiniz kısaca ona da cevap verelim. Bizim hiçbir dokunulmazlığımız yok! Sizse 19 senedir bir dokunulmazlık zırhının altında esip gürlüyorsunuz. İçişleri Bakanı dini hassasiyetleri kaşıyan yalanlar söylüyor. Biz kendimize otosansür uygulamayacağımızı söylüyoruz. LGBTİ+ arkadaşlarımıza sapkın diyorsunuz, biz LGBTİ+ haklan insan haklarıdır diyoruz. Parti üyeleriniz Soma'da madencileri tekmeliyor. Biz işçilerin yanında eylemli bir şekilde saf tuttuk, tutacağız.”

MELİH BULU’DAN BOĞAZİÇİ’NE KURULACAK YENİ FAKÜLTELERE İLİŞKİN AÇIKLAMA

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne Erdoğan tarafından atanan ve öğrenciler ile öğretim üyeleri tarafından ‘kayyum’ eleştirisiyle haftalardır protesto edilen Prof. Dr. Melih Bulu, yine Erdoğan’ın imzasıyla üniversiteye hukuk ve iletişim fakültesi kurulması kararını olumlu buldu.

Prof. Bulu, “Cumhurbaşkanımızın imzasıyla kurulan İletişim ve Hukuk Fakültelerinin Boğaziçi’ne farklı perspektifler ve zenginlikler katacağına inanıyorum. Bundan sonraki sürecin işleyişini ilgili akademik kurullarımız ile ilerleteceğiz. Üniversitemiz ve ülkemiz için hayırlı olsun” diye yazdı.


 

 

Kaynak: BBC

Son Güncelleme: 06.02.2021 19:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status