Gazete Emek - CHP'deki "değişim" tartışmalarına da değinen Yılmaz, muhalefete, "değişim iradesini kendi emelleri ve siyasi ikballeri için kullanmaktan hicap duymuyor" eleştirisini yöneltti

İyi Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz, "Kılıçdaroğlu’nun adaylığına engel olamadığım için milletimizden samimi olarak özür diliyorum" dedi. 

Yılmaz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün akşam Habertürk prorgramında, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile seçimlerden önce imzaladıkları anlaşmayla ilgili, "Bu protokol kamuoyuna açık bir protokol değil. Dolayısıyla ikimizin namusuna teslim edilmiş bir protokoldür" sözlerine tepki gösterdi. Yılmaz, "Bu ülke insanının umutlarını ve kurumlarını, kendi şahsi mülküymüş gibi kapalı kapılar ardında pazarlamak ve yola birlikte çıktığı ortaklarının arkasından iş çevirmek ne demokratik teamüllere ne de siyasi etiğe sığar" görüşünü aktardı. 

Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: 

"Geride bıraktığımız başkanlık seçimlerini muhalefet kaybetmiştir ve Millet İttifakı’nın üyeleri olarak bunun sorumluluğunu üstlenmekten hiçbirimiz kaçamayız.

Milletimize ödemek zorunda olduğumuz bir özür ve özeleştiri borcumuz var. Bunu yapmadan, ne halkımızın temsilini gerçekleştirebiliriz ne de insanlara bir yol haritası sunabiliriz.

Kendi adıma, geride bıraktığımız seçimlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına engel olamadığım için milletimizden samimi olarak özür diliyorum. Ve bu özrü, sadece seçimleri kaybettiğimiz için değil aynı zamanda Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı elde etmek ve seçimleri kazanmak için kullandığı yöntemlerle yeteri kadar mücadele edemediğim için diliyorum. Seçim kampanyasını popülizme indirgeyen, eleştirdiği kişiye dönüşen ve sahici politikalar üretemeyen bir isim/ekip Türkiye'nin kaderini belirlememeliydi.

Bu ülke insanının umutlarını ve kurumlarını, kendi şahsi mülküymüş gibi kapalı kapılar ardında pazarlamak ve yola birlikte çıktığı ortaklarının arkasından iş çevirmek ne demokratik teamüllere ne de siyasi etiğe sığar. Maalesef muhalefetteki dar bir çıkar grubu toplumdaki güçlü değişim iradesini kendi emelleri ve siyasi ikballeri için kullanmaktan hicap duymuyor.

Ҫözmemiz ve yakın tarihe bakıp yüzleşmemiz gereken buna benzer birçok sorun olduğunu görüyorum. Muhalefete egemen olan linç kültürünü, medya manipülasyonuyla sonuç elde etme kurnazlığını, komplo teorileriyle insanları yaftalamayı, itibarsızlaştırma kampanyalarını ve entrikayı siyaset zannetme eğilimini tamamen reddetmeliyiz. Bunu başarmadan atacağımız her siyasi adım bizi milletten uzaklaştıracak ve onların gözünde yozlaştıracaktır.

Milyonlarca insanımızın her gün daha da yoksul, umutsuz ve depresif şekilde hayatına devam etmesine şahitlik etmek bana acı veriyor. Bunu değiştirmeden, insanlarımızın yüzünü güldürmeden hiçbir yere gitmeyeceğiz.

Düştüğümüz yerden bir avuç toprak alıp yeniden ayağa kalkacağız. BİZ BURADAYIZ!"

TURHAN ÇÖMEZ İSE ŞUNLARI SÖYLEDİ

Biz sahada kendisi için oy isterken,

Meğer o, Ankara’nın karanlık dehlizlerinde pazarlıklar yapıyor, protokoller imzalıyormuş.

Arkadaşlarının haberi yok, ittifak ortaklarının bilgisi yok.

Hoyratça heba edilmiş bir güven, yeniden kazanılabilir mi Sayın @kilicdarogluk ?

TURHAN ÇÖMEZ’E ÜMİT ÖZDAĞ TEPKİSİ

Ümit Özdağ Turhan Çömez’e şu şekilde cevap verdi: 

Erdoğan’ın eski özel kalem müdürü Turhan Çömez, Zafer Partisi, Atatürk çizgisinde tertemiz bir partidir. Zafer Partisi’ni karanlık dehliz olarak tanımlamak terbiyesizliktir. Karanlık olan FETÖ’nün içişleri bakanlığını yüzde 100 ele geçirmesini sağlayan kişiyi Ordu’dan 1. Sıra aday gösteren, Kaşif Kozinoğlu’nu öldürten kişinin yeğenini milletvekili yapan, Fırat’ın katiline burs veren AK Partiliyi milletvekili yapan, Melih Gökçek’in en iyi adamı kömür mafyasını milletvekili yapan, borsa spekülatörü küfürbaz AK Partilileri milletvekili yapan, parti mi aile şirketi mi belli olmayan mensup olduğun partidir. Zafer Partisi’nin Ortaya koyduğu protokol 6’lı masanın Atatürk’süz ve vatansız protokollarından sonra ancak bir onur abidesi kabul edilebilir. @zaferpartisi

Ne olmuştu? 

T24'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Ümit Özdağ, seçimden önce ikinci turda Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmelerinde, üç bakanlık ve MİT Başkanlığı konusunda anlaştıklarını ifade ederek, "Yazılı mutabakatımız var. Biz İçişleri Bakanlığı dahil üç bakanlık ve Millî İstihbarat Teşkilâtı konusunda Kemal Bey'le mutabık kaldık. MİT Başkanlığı sözlü anlaşmaydı. Bakanlıklar yazılı mutabakatta vardı" demişti. 

CHP Sözcüsü Faik Öztrak ise Özdağ'in, "üç bakanlık ve MİT Başkanlığı" iddiasının doğru olmadığını söylemişti. 

Özdağ ise, "Kemal Bey attığı imzayı inkâr edecek insan değildir" diye konuşmuştu.

Kılıçdaroğlu, Habertürk canlı yayınında gazeteci Mehmet Akif Ersoy'un Özdağ ile anlaşma sorusuna ise şöyle yanıt vermişti: 

"O protokolle ilgili konuşmam doğru değil. İki kişinin namusuna teslim edilen protokoldür. Açıklamayı ahlaki olarak doğru bulmam. Benim konuşmam doğru değil. Protokol ikimizin arasında imzalandı. Kamuoyuna açık değildi. İkimizin namusuna teslim edildi nokta. Bu konuda yorum yapmam doğru değil. Sayın Özdağ ile Sayın Oğan ile yaptığım görüşmelerle ilgili altı liderin haberi vardı.

Editör: Bekir GÜNEŞ