Gazete Emek- Demokratik Birlik İnisiyatifi, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde “Barış ve Diyalog Çalıştayı” gerçekleştirdi. İlçede bulunan bir düğün salonundan gerçekleşen çalıştaya İnisiyatif Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Çalıştay’da konuşan yerine kayyım atanan seçilmiş Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, gündemdeki konulara dair değerlendirmelerde bulundu.
Tarihi bir süreçten geçildiğini belirten Türk, “Kürt halkı geleceği ve özgürlüğü için her alanda örgütlenmeli, çalışmalarını yürütmelidir. Halkımızın birliğini oluşturması gerekiyor. Birlik, kardeşlik üzerine kurulur. Bugün kimliğimize ve demokratik siyasetimize sahip çıkarak güçlü bir refleks gösterebiliriz. Eğer sesimiz ve oyumuz yüzde 15-20’lerin üzerine çıkarsa hiç kimse Kürtleri siyaset dışına itemez. Kürtsüz bir siyaset yürütülemez. Halkımızın bu bilinçle hareket etmesi gerekiyor. Tarihte yüz yılda bir fırsatlar ortaya çıkar. Bugün o fırsatı yaşıyoruz. Bu fırsatı barışa, demokratik geleceğe ve özgürlüğe ulaştırmak için hepimize önemli görevler düşüyor. Birlik ve beraberlik bizim için kaçınılmaz bir görevdir. Geçmişte siyasetçiler büyük bedeller ödeyerek birçok şeyi başardı. Bugün ise halkımız örgütlüdür. Halkımızın demokratik siyasetle bütün sorunları aşacağına inanıyoruz” diye konuştu.
‘Sürecin zarar görmemesi için birlik sağlanmalıdır’
Kürt meselesinin çüzümü için devam eden süreç önemli imkanlar sunduğunu belirten Türk, “Sayın Öcalan’ın başlattığı süreçle birlikte demokratikleşmenin ve barış sürecinin oluşması için önemli fırsatlar bulunduğunu biliyoruz. Bu nedenle halkın, sivil toplum örgütlerinin, baroların, kanaat önderlerinin bu barışa sahip çıkması ve ortak çağrılar yapması büyük önem taşıyor. Halkımızın bu sürecin kalıcı barışa ulaşması için gereken duyarlılığı göstermesi gerekiyor. Sürecin zarar görmemesi için birlik sağlanmalıdır. Eğer birliğimizi oluşturamazsak, halk olarak gereken iradeyi ortaya koyamazsak bu barış süreci heba olabilir. Bugün bizden istenen birliktir” ifadelerini kullandı.
‘Kendi aramızda yaşanan sorunları diyalog ile çözmeliyiz
Sürecin istenildiği kadar hızlı ilerlemediğine dikkati çeken Türk, “Ancak bu, sürecin kötüye gittiği anlamına gelmez. Sabırla takip ediyoruz. Bir taslak hazırlanıyor. Bu taslak üzerinde görüşmeler sürüyor. Meclis gündemine gelmeden önce Sayın Öcalan ile de paylaşılacağını biliyoruz. Bu taslağın kapsayıcı ve kalıcı barışa hizmet edecek şekilde sonuçlanması büyük önem taşıyor. Ancak şunu iyi bilmeliyiz ki barış toplumsal destekle daha da güçlenir. Bunun için de bu süreçte ister AKP’li olsun, ister CHP’li, ister MHP’li… Partisi ne olursa olsun herkes bu sürece müdahil olmak zorundadır. Kalıcı ve özgürlükçü bir barış için herkes sorumluluk üstlenmelidir” ifadelerini kullandı.
Toplumsal sorunların çözümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Türk, son dönemde sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleriyle yaptıkları görüşmelere değinerek şunları söyledi: “İntiharlar, kan davaları ve gençlerin yaşadığı sorunlar hepimizi kaygılandırıyor. Bu nedenle sivil toplum örgütlerimiz ve kanaat önderlerimizle bir araya geldik. Yaklaşık 60-70 kişilik bir komisyon oluşturduk. Amacımız olaylar yaşanmadan önce sorunlara müdahale etmek. Eğer bir sorun varsa insanlar bu komisyona başvursun, sorunlarını anlatsın. Biz de devreye girelim. İnsanlar birbirini öldürdükten sonra araya girmenin bir anlamı kalmıyor.”
Tüm kesimlere çağrıda bulunan Türk, “Siz isterseniz barışı sağlarsınız. Ama evinizde oturup süreci sadece seyrederseniz birçok fırsatı kaçırmış olursunuz. Herkes bulunduğu yerde bu sürece sahip çıkmalı, kendi cephesinde mücadele etmeli ve sorumluluğunu yerine getirmelidir. Biz İmralı’ya gittiğimizde de bize halkın ne düşündüğü, halkın bu sürece nasıl baktığı soruluyor. Artık dar parti anlayışını aşarak Kürt halkının beklentilerine cevap verme zamanıdır. Barış için atılacak her adımı kutsal görüyoruz” diye konuştu.
‘Kendi aramızda yaşanan sorunları diyalog ile çözmeliyiz’
Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit de, “Kürt tarihine ve yaşadığımız coğrafyaya baktığımızda, halkımızın tarih boyunca yalnızca askeri saldırılarla değil, aynı zamanda kültürünü, dilini ve kimliğini hedef alan politikalarla da karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Çok sayıda gencimizi bu süreçlerde yitirdik, birçok köyümüz yakılıp yıkıldı. Bütün bunlarla toplumun kendi kültüründen ve değerlerinden koparılması amaçlandı. Devlet bunları yaparak örgütsüz ve zayıf bir toplum oluşturmak istedi. Fakat buna karşılık bizim daha bilinçli, daha örgütlü ve daha güçlü bir toplum inşa etmemiz gerekiyor. Eğer yaşanan sorunlar toplumun kendi içinden kaynaklanıyorsa, bunları da kendi irademizle çözebiliriz. Bizler artık kendi aramızda yaşanan sorunları diyalog ile çözmeliyiz” ifadelerini kullandı
Çalıştay siyasi parti temsilcilerinden gelen mesajların okunması ile devam etti. Katılımcıların toplumsal olayları önlemeye ilişkin fikir ve önerilerinin alındığı çalıştay, basına kapalı devem etti.
Kaynak: MA




