Gazete Emek- Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında hem Meclis gündemine hem de barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 13 Temmuz 1930’da yaşanan Zilan Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak başlayan Koçyiğit, yaşananların Kürt halkının hafızasında derin izler bıraktığını söyledi.

Geçmişle yüzleşmenin kalıcı barışın temel koşullarından biri olduğunu belirten Koçyiğit, “Bugün bu tarihsel gelişmenin değişmesinin eşiğindeyiz. Yeni gelişmeler bekliyoruz. Yeni bir toplumsal sözleşme, yeni bir barışı konuşuyoruz. Fakat bütün bunları konuştuğumuz bir zeminde ve zamanda elbette tarihle yüzleşmek, hakikatle yüzleşmek ve bütün bu acıların yenilenmemesi için de bunların sorumlularının açığa çıkması kalıcı barış ve demokratik bir toplumsal yaşamın olmazsa olmazı olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Geçmişin acılarından ders çıkararak yol almak gerekiyor. İnkar ve çatışma yerine demokratik çözümü, eşit yurttaşlığı ve ortak yaşamı güçlendirmek gibi bir sorumlulukla da karşı karşıyayız. Bu, sadece Kürt halkının sorumluluğu değil, bu ülkede yaşayan her bir yurttaşın, her bir siyasi partinin ve her bir demokratik çevrenin de asli sorumluluğu olduğunu ifade etmek gerekiyor” dedi.


‘Meclis halk için yasa yapmak yerine kritik düzenlemeleri erteliyor’

Kayıp yakınları üç kentte adalet çağrısını yineledi
Kayıp yakınları üç kentte adalet çağrısını yineledi
İçeriği Görüntüle

Meclis’in yasama faaliyetlerini de eleştiren Koçyiğit, demokratik ve katılımcı bir yasama zemininin oluşturulamadığını savundu. Meclis’in görevinin halkın ihtiyaçlarına yönelik yasa yapmak olduğunu belirten Koçyiğit, AKP’nin toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren önemli düzenlemeleri Temmuz sonrasına bıraktığını söyledi.

Koçyiğit, “Bunun amacının aslında biraz da insanların tam da yaz ayları geldiğinde gözlerinin dikkatlerinin Meclis’ten ve yasama faaliyetlerinden kaçtığı bir dönemde toplumu en fazla ilgilendiren yasaları Meclis’e getirmek olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.


‘Emekliler iktidarın gündeminde değil’

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, açlık sınırının 35 bin 758 TL, yoksulluk sınırının ise 116 bin 478 TL’ye ulaştığını belirterek, 5 milyondan fazla emeklinin 20 bin lira maaşla yaşamını sürdürmeye çalıştığını söyledi.
TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranıyla en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseldiğini hatırlatan Koçyiğit, “Yani mevcut hali de yine açlık sınırına yetişmiyor. Bu ülkede 6 emekli maaşını üst üste koyduğunuzda yoksulluk sınırına ancak ulaşabildiğiniz. Peki bütün bunlar iktidarın umurunda mı? Vallahi hiç umurunda değil görüyoruz” dedi.


‘Silahlanmaya bütçe var, halka yok’

Bütçenin önceliklerinin de eleştiren Koçyiğit, kamu kaynaklarının güvenlik politikalarına ayrıldığını savundu. Anayasa Mahkemesi’nin HPV aşısına ilişkin kararını da hatırlatan Koçyiğit, “Fakat mesele iktidarın emekçiye ve emekliye bütçe vermesine gelince orada ‘kaynak yok’ deniliyor. En son Anayasa Mahkemesi HPV aşısıyla ilgili bir karar aldı. Ne dedi; HPV aşısı kadınları, gençleri koruyacak bir aşının bile bütçelemeye alınmasının önüne set koydu. Neymiş? Bütçe yetmiyormuş işte ödeme dengelerini bozuyormuş. Bu ülkedeki halkın sağlığı paradan çok daha geride ya da her zaman için aslında iktidar önceliğini halkın sağlığına vermiyor. Anayasa Mahkemesi bile bunu yapmıyor. Ancak söz konusu silahlanma ve diğer meselelere gelince o konuda hiçbir sorun olmadığını görüyoruz” diye konuştu.


Öğrenci affı ve YÖK eleştirisi

Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülecek yükseköğretim düzenlemelerine de değinen Koçyiğit, öğrenci affına ilişkin düzenlemenin hakkaniyetli hazırlanmadığını savundu.
AKP’nin iktidara gelirken YÖK’ü kaldırma vaadini hatırlatan Koçyiğit, “AKP iktidara geldiğinde ne demişti? ’12 Eylül bakiyesi olan YÖK’ü kaldıracağız’ demişti. Ne oldu? YÖK’ü tahkim ettiler. Bugün üniversitelerin bütün özerkliğini yok eden, neredeyse kırıntı düzeyine kalmış demokratik işleyişleri altüst eden bir yapı var” dedi.


Siyasi partilere ‘çerçeve yasa’ çağrısı

Barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, Türkiye’nin ihtiyacının güvenlik zirveleri değil, barış zirveleri olduğunu söyledi.

Meclis’teki tüm siyasi partilere çağrıda bulunan Koçyiğit, “Türkiye’nin ihtiyacı olan Ankara’nın barış zirvesi yapmasıdır. Barış için bir araya gelmesidir. Türkiye’nin en büyük güvenlik güvencesi daha fazla silahlanma değildir. Kalıcı iç barışın sağlanmasıdır. Türkiye’nin en büyük gücü güvenlikçi politikalar da değildir. Demokratik hukuk devleti ve güçlü toplumsal bir mutabakattır” dedi.

Komisyon çalışmalarının ortak bir çerçeve yasaya dönüştürülmesi gerektiğini belirten Koçyiğit, “Gelin komisyonun ortaya çıkardığı ortak birikimi yasama faaliyetine dönüştürelim. Gelin Geçiş Hukuku Perspektifi ile hazırlanmış kapsamlı bir çerçeve yasayı Meclis tatile girmeden birlikte çıkaralım. Bu yasa yalnızca bugünü düzenleyen bir hukuki metin elbette olmayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin demokratik geleceğine duyulan güveni güçlendirecek, toplumsal barışın en sağlam güvencesi olacak ve süreç açısından da bir eşiğin açılmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Koçyiğit, sözlerini, “Bir yıl önce tarih önemli bir fırsat sundu. Bu fırsat hala önümüzde. Artık bekleme değil, tamamlama zamanı. Artık erteleme değil, cesaret zamanı. Artık söz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Barışın hukukunu birlikte kuralım. Barışın yasasını birlikte çıkaralım ve Türkiye’nin demokratik geleceğini birlikte inşa edelim diyoruz” diyerek tamamladı.


‘AKP’nin taslağını bu hafta İmralı Heyetimize aktarmasını bekliyoruz’

Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koçyiğit, İmralı Heyeti’nin bu hafta çeşitli temaslarda bulunacağını söyledi.


Heyetin AK Parti kurmayları, Meclis Başkanı ve farklı siyasi çevrelerle görüşmeler gerçekleştireceğini belirten Koçyiğit, yasa taslağının öncelikle sürecin muhataplarıyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.


Koçyiğit, “Bu konuda özellikle muhatap yani yasanın muhatabı olacak, yasadan etkilenecek kişilerle öncelikle bu yasayı konuşmak gerektiğini düşünüyoruz. O anlamıyla hızlı bir şekilde İmralı Heyetimiz ile yasanın taslağının paylaşılması ve onun Sayın Öcalan’la mutlaka görüşülüp tartışılması gerekiyor” dedi.
Muhalefet partilerinin de sürece dahil edilmesinin önemine işaret eden Koçyiğit, Meclis’te koordinasyon sağlanarak yasa yapım sürecinin hızlandırılabileceğini söyledi.


AKP’nin hazırladığı taslağın henüz yazılı olarak paylaşılmadığını belirten Koçyiğit, “AKP’nin taslağı bu hafta İmralı Heyetimize detaylarıyla aktarmasını bekliyoruz. Yani görüşmenin içeriği yasa taslağının detayları olacak. Genel hatları karşılıklı görüşmeler yapıldı, istişareler yapıldı. Heyetimiz en azından olması gerekenlere dair görüş ve düşüncelerini ilettiler. Fakat bunun bir yazılı metin olarak da paylaşılmasını bekliyoruz. Böyle bir beklentimiz var. Bu hafta içerisinde de olması gerekiyor” diye konuştu.