Gazete Emek - Kobani Davası, Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki salonda Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın esasa dair savunmasıyla devam etti. Mahkeme başkanı “raporlu” olduğu gerekçesiyle duruşmaya katılmadı.

Van’da DEM Partili adaylar gözaltına alındı Van’da DEM Partili adaylar gözaltına alındı

‘İLK FİTİLİ TETİKÇİ ABDULKADİR SELVİ ATEŞLEDİ’

HDP’ye dönük saldırıların ilk olarak Abdülkadir Selvi’nin 8 Ekim 2014’te yazdığı “Çözüm Kandil’in insafına terk edilmeyecek kadar önemlidir” yazısı ile başladığını belirten Demirtaş “Medya taraması yaptık 6-7-8 Ekim medya taraması yaptık hiç HDP ve Demirtaş eleştirisi yok. Sağduyu çağrıları var, birlikte çalışma yürüttüğümüze dair haberler var. Öcalan’dan gelen çağrıyı okuduğuma dair haberler var. 6 Ekim’de tweetler atıldıktan sonra da bu eleştiriler yok. Ama bu konuda ilk tetikçilik yapan Abdulkadir Selvi’dir. Abdulkadir Selvi 9 yıl önce benimle ilgili ilk fitili ateşledi ve arkasından bunlar geldi. Muhtemelen ‘bir fırsat yakalamışız hazır elimizde Demirtaş ve HDP’nin ne kadar büyük tehlike olduğuna ilişkin rapor da var’ dediler ve 9 Ekim 2014’te Selvi yazısıyla ilk fitili ateşledi. Yazısında Demirtaş’ın gençleri sokağa ve savaşa davet ettiğini ileri sürdü. O yazıya kadar tek bir iddia yok. Bu cümle ilk kez düşkün tetikçi Abdulkadir Selvi tarafından kullanıldı ve arkasından bizi sorumlu tutan yazılar yazılmaya başlandı. Bunları dosyaya sunacağız. 10 Ekim’de 11 Ekim’de bu yazılarını sürdürdü Abdulkadir Selvi. Ahmet Davutoğlu ile görüşmüş ve bunu yazıyor. Abdulkadir Selvi benim insanları şiddete çağırdığımı savunuyor ve inanmıyorum bu Demirtaş mı diye yazıyor. Abdulkadir Selvi özel savaşın tetikçiliğini yaptı. 14-15 Ekim’de yazdı, Ekim ayı boyunca neredeyse her gün yazdı. İlginçtir, 28 Ekim’de Abdulkadir Selvi bizi hedef göstermekten vazgeçti ve ‘AKP ile HDP’nin işbirliğine ihtiyacı var’ diye yazılar yazmaya başladı. Bu ne zamandır? Hükümetle yaptığımız anlaşmadan ve olayın sorumlularının açığa çıkarılması için anlaştığımız zaman. Muhtemelen Abdulkadir Selvi’nin kulağını çektiler. Kim yazdı? Cem Küçük yazdı, bugün TRT’nin yönetiminde olan Hilal Kaplan yazdı. İtirafçılar” diye konuştu.

‘HDP’NİN ÜZERİNE YIKALIM’ DEDİLER’

Demirtaş, şöyle devam etti: “Erdoğan 9 yıl önce ‘Kobani Davası’nın arkasında Pensilvanya var’ demiş ardından muhtemelen bundan vazgeçtiler, ‘bunların (HDP) üzerine yıkalım’ dediler. Ardından 9 yıl boyunca bize saldırdılar. Bununla Kürtleri durdurmaya çalıştılar. Bahçeli ve Erdoğan bunun bir beka sorunu olduğuna karar verip 2015’ten sonra aralarını düzelttiler ve ardından stratejik işbirliği yaptılar. Temel amaç Kürt düşmanlığıydı. Bütün bu yaşananların altında yaşanan zihniyet buydu.”

‘EŞİM BAŞAK’I BİLE YANILTACAK BİR ALGI OPERASYONUNA BAŞLADILAR’

7 Haziran seçimlerinin ardından HDP’nin 80 milletvekili ile Türkiye siyasetini etkileyecek güce ulaşmasıyla iktidarın düğmeye bastığını belirten Demirtaş “2015 Haziran seçimlerinden hemen sonra daha önce durdurdukları soruşturmaları yeniden devreye koydular. Öyle büyük bir algı yarattılar aklınız hayaliniz durur. Bir ara eşim Başak bile ‘Gerçekten senin bir çağrın yok mu’ diye sordu. Onu bile yanıltacak bir algı operasyonuna başladılar. Nasıl başladı bu algı operasyonu. 2014 Ekim’den sonra yandaş medya nasıl çalıştı? Buna rağmen bize soruşturma açılmadı. ‘Sorumlu Demirtaş ve HDP’dir’ algısı yerleştirilmeye çalışırken 9 Ekim’den itibaren neler yapıldı. Sizin 1,5 milyon algı iddianamenize karşı bizim de bu yaşananları anlatmamız lazım. Bizi yargıyla değil algıyla yargılıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

Daha sonra o dönemde atılan manşetler ve yazılan yazıları okuyan Demirtaş “O dönemde devletin yaşanan ölümlerden haberi yoktu. Biz iki partilimizin öldürüldüğünden haberdardık. Bir canlı yayında bana mikrofon uzatıldı, ben de şiddete karşı olduğumu, sizi şiddete iten kimse bunlar provokatördür dedim. Daha sonra Öcalan’dan gelen eylemler son bulsun mesajı okuduk. Hepimizin şiddetin durması için çağrılarımız oldu. Bu çağrılarımızdan sonra Yeni Şafak ‘sorumlusunuz’ diye manşet attı, bizim fotoğrafları kullandılar” dedi.

‘EN ÖNEMLİ TANIK BİZE İFTİRA ATAN MEHMET METİNER

Erdoğan’ın 13 Ekim’de kendilerini sorumlu tuttuğunu söyleyen Demirtaş “Yıllar sonra savcı A.A’nın aklına gelen fikri 9 yıl önce Mehmet Metiner söylemiş. Metiner o röportajında bu çağrı Demirtaş iradesiyle değil Kandil’in talimatıyla gerçekleşmiştir. Mehmet Metiner bir iddiadan bahsetmiyor, tahminen söylemiyor. ‘Demirtaş’a bu talimat iletildi’ diyor. Metiner’in tanık olarak dinlenmesini isteyecek. Bu savcı A.A’a fikir veriyor. Biz bu davayı nasıl örgüt üyeliği kapsamına alırız düşünüyor. Aklına gelmiyor. Çünkü Mehmet Metiner kadar kumpas konusunda zeki değilsiniz. Hiçbir itirafçı ve tanık, gözlerimle gördüm talimatın Kandil’den geldiğini söyleyemiyor ama Metiner söylüyor. Talimat geldi diyor. Bu dosyanın en önemli tanığı Mehmet Metiner’dir. Buraya gelmeli ve kendisini bu konuda sorgulamalıyız. Çünkü talimatın Kandil’den geldiğini ilk söyleyen Mehmet Metiner’dir. Mehmet Metiner bu iftirayı atabildi, diyemedi yahu Demirtaş’ın böyle bir çağrısı yoktur” diye konuştu.

Metiner’in ilgili röportajından alıntı yapan Demirtaş ” ‘Demirtaş Türk ve Kürt gençlerini Kobani’de savaşmaya çağırdı’ diyor. Evet bu çağrıyı yaptım. Ama Metiner de ‘Pasaporta gerek yok, Kobani oradadır gidip savaşsınlar’ diyerek bu çağrıya destek veriyor. 9 Ekim’de Öcalan’dan gelen eylemleri durdurun çağrısını yaptıktan sonra bunlar harekete geçiyor ve aile aile gezip insanlardan demeç alıyorlar, oğlumuzun katili Demirtaş’tır diye. O güne kadar bize yönelik böyle bir itham ve suçlama yok” dedi.

‘DÜN YİYECEK BULAMAZKEN ŞİMDİ HEPSİ LÜKS İÇİNDELER’

Demirtaş duruşmaya verilen öğlen arasından sonra savunmasına şöyle devam etti: “Küçük bir ihale için her türlü hileyi, yolsuzluğu yaparlar. Türkiye’deki milliyetçilerin veya siyasi İslamcılarının Türkiye’nin içine girdiği durum budur. Biz bugün niye buradayız? Biz Netanyahu’nun iftiraları sonucu burada değiliz. Dönüp Netenyahu’ya, ‘yalan atıyorsun, katliam yapıyorsun’ diyorlar, ama aynısını bize karşı uyguluyorlar.”

Ardından Yeni Şafak ve iktidar medyasından alıntılar yapan Demirtaş “Adnan Menderes ve arkadaşları iftiraya uğramış, başlarına gelmeyen kalmamış. Siyasal İslamcılar bunca yıl sonra iktidara geldikten sonra birdenbire bir tehdit ortaya çıkmış. Kürtlerin iktidarlarını alaşağı indirme ihtimali var. Onun da temsilcisi Demirtaş. Bunlar dün yiyecek bulamazken şimdi hepsi lüks içindeler. Bunu kaybetmemeleri gerekiyor. O yüzden bize saldırıyorlar. ‘Katil Demirtaş’ diye manşet atıyorlar, delil var mı? Hayır. Aksine şiddeti durdurmaya çalıştık. Davutoğlu bunların sorumlusudur. ‘Vurun kırın diyen Demirtaş değil mi?’ diyor. Gazeteci de demiyor, ‘Hayır efendim böyle bir çağrısı yok Demirtaş’ın.’ Bunlar Müslüman ve iftira atıyorlar. İktidarları uğruna her türlü günahı işlemekten geri durmuyorlar. Bülent Arınç bu açıklamaları yaptı. Cuma İçten şimdi sorsanız o dönem bizi hedef gösterdiği açıklamalarını bunlar benim cahiliye dönemi açıklamalarımdır diyecek” şeklinde konuştu.

‘ERDOĞAN SEÇİME GİRMEMEMİZ İÇİN BİZE MESAJ GÖNDERDİ’

HDP’nin 7 Haziran seçimlerine parti olarak girme kararının Erdoğan’ı ve iktidarı rahatsız ettiğini söyleyen Demirtaş, Erdoğan’ın kendilerine aracılarla “Yahu ne gerek var parti olarak giriyorsunuz” mesajı ilettiğini iddia etti.

Demirtaş son olarak şu ifadeleri kullandı: “Ondan sonra tekrar benim ‘katil’ olduğumu, ‘HDP’nin çağrı yaptığını’ hatırlattılar. O zaman böyle dandik dunduk köşe yazarları eliyle değil, doğrudan bu kampanyayı Erdoğan yürüttü. Koca koca manşetlerle benim ve eylemcilerin fotoğraflarını montajladılar. Cuma İçten, silah tüccarıdır. Şimdi DEVA’da mı nerede siyaset yapıyor. ‘Demirtaş sokağa çocuğuyla sokağa çıksın’ başlığı atıyordu. Cuma İçten’e buradan söylüyorum çok merak ediyorsa 6 Ekim günü kızlarım sokaktaydı. Hiçbir yeri yakıp yıkmadılar, ama IŞİD vahşetini protesto ettiler. Aleyhime açıklama yapanlar HÜDA PAR Başkanı Zekeriya Yapıcı ve Mehmet Emin Ekmen. Mehmet Emin Ekmen o dönem AKP milletvekiliydi.”

DEMİRTAŞ’IN AVUKATLARININ TALEBİNE RET

Mahkeme, Gülser Yıldırım’ın adli kontrol yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin Mardin Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’nce bildirimde bulunulduğunu ifade ederek, savcılıktan görüş istedi. Yıldırım’ın raporlu olduğu dikkate alınarak, adli kontrolün ihlal edilmediğine karar verildi.

Heyet, Demirtaş’ın avukatlarının “Cuma günü açık görüşü olduğu için duruşmaya ara verilsin” talebini reddetti. Duruşma yarın Demirtaş’ın savunmasıyla devam edecek. (KAYNAK: EVRENSEL)

Editör: Bekir GÜNEŞ