Gazete Emek - Altınok'un, "Londra'daki kızına kurduğu şirketi açıklasın" çağrısına da yanıt veren Yavaş, kızının, iş bulamadığı için eşiyle Ankara Anlaşması kapsamında Londra'ya gittiğini ve 6 ay kirada oturduğunu belirterek, "Şimdiye kadar ödediği kira bin 500 sterlindi. Bin 777 sterline 32 yıl sürecek şekilde kredi çekip ev aldı. 32 yıl alnının terini yiyor, eşiyle beraber çalışıyor, emeğinin hakkını alıyor" dedi.

ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik'te İftar Programı'na katıldı.

MHP'li Feti Yıldız'dan Özgür Özel'e: İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler MHP'li Feti Yıldız'dan Özgür Özel'e: İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler

Yavaş burada, rakibi Turgut Altınok'un "Londra'daki kızına kurduğu şirketi açıklasın" sözlerine tepki gösterdi. Yavaş şunları söyledi:

"Bankada da hesap yok. O kadar dairenin kira geliri de görünmüyor"

Ben 2009 yılında aday oldum, mal beyanımı açıkladım. 2014'te aday oldum, mal beyanımı açıkladım. 2019'da aday oldum, mal beyanımı açıkladım seçilmeden önce. Şimdi yine 2019 ile 2023'ü yan yana koymak suretiyle mal beyanımı açıkladım. Neden açıkladım? Bütün kamu yöneticileri artık bu şekilde davranmadıkça, biraz önce söylediğim olay ortaya çıkmıyor. İnsanlar kamu yöneticilerini, siyaseti, siyasetten zenginleşen insanlar olarak görüyor. Bu, bizim zorumuza gidiyor. Herkes açıklasın diye. Noktası noktasına açıkladık. Rakibim açıklamadı uzun süre, sonra açıkladı. Eksik açıkladı. Antalya'da bir şeyler çıktı, 'değil' dedi. Gazeteci götürdü, tapusunu televizyondan dün gösterdi. Ziynet eşyası hiç yok. Zannedersin ki, üç beş ton altını var da saklıyor. Çıkart neyin varsa. Ziynetini açıkla, dövizin varsa da açıkla. Bankada da hesap yok. O kadar dairenin kira geliri de görünmüyor ki, beş kuruş vergi de vermemiş. Nasıl bir anlayış böyle? Ve öğreniyoruz ki o kadar mal göz olmuşlar ki, kız kardeşinden aldığı vekaleti kötüye kullanarak, babasından kız kardeşine gelen malları da üstüne geçirmiş ve onun mahkemesini görüyorlar. Bu nedir Allah aşkına?

KIZIM 32 YIL SÜRECEK KREDİ ÇEKİP EV ALDI. 32 YIL ALNININ TERİNİ YİYOR EMEĞİNİN HAKKINI ALIYOR"

Ve benim kızım 2014'te evlendi. Daha sonra, doğum yaptıktan sonra, bir yıl müddetle iş aradık. Mansur Yavaş ya babası, nereye gittiyse kapılar kapandı. Ve çocuk şöyle bir karar verdi eşiyle beraber; 'baba ben yurt dışına gideceğim' dedi... Yurt dışından sizin çalışmanız için ya bir firmanın davet etmesi lazım ya da internet üzerinden 10 sterlin gibi bir para yatırarak şirket kuruyorsunuz, İngiltere diyor ki; 'burada çalışacak insanlar istihdam yaratıp vergi verecekse gelsin, yoksa gelemez' diyor. Bunun adı Ankara Anlaşması. Bu anlaşmayla gitti. Altı yıldır kirada oturuyor. Ben belediye başkanı olduktan sonra, kredi çektim. Her şeyim açık. Bunu da mal beyanımda yayınladım ve oraya bir miktar para gönderdim. O da gitti. Biliyorsunuz yurt dışında, İngiltere'de Mortgage diye bir sistem var. Şimdiye kadar ödediği kira bin 500 sterlindi. Bin 777 sterline 32 yıl sürecek şekilde kredi çekip, krediyle ev aldı. 32 yıl alnının terini yiyor, eşiyle beraber çalışıyor, emeğinin hakkını alıyor. Ve gidiyorlar, kiraya durduğu evin de fotoğraflarını internette yayınlıyorlar. O yetmiyor, Mansur Yavaş'ın kızı İngiliz vatandaşı olmuş diye yalanlara sığındılar. Niye böyle yapıyorlar? Kendi açıkları ortaya çıkmasın diye.

"Altınok'un iki kızı da KPSS'ye girmeden memur yapılmış"

Dün Elmadağ'da sordum. Sayın Altınok'un iki kızı da KPSS sınavına girmeden, istisnai kadroyla memur yapılmış. Bu kadar servet var, ihtiyacınız mı var? KPSS'siz işe giriyorsun. Peki şu Kalecik'teki işsizler bir elini kaldırsın bir bakayım. Bunlar fasulye sırığı mı? Bunlar niye giremiyor işe? Bunların ihtiyacı daha çok değil mi? Bu, kul hakkı değil mi? Keçiören Belediye Başkanı olmasaydınız, onları işe sokamazdınız. Ben diyorum ki, malınızdaki şaibeyi falan bilmem, öyle bir iddiam yok. Ama siz bu hakkı ödeyemezsiniz bu gençlere. Bu daha berbat bir konudur. Torpille, mülakatsız, sınavsız işe sokmak kendi çocuklarını, daha beter, daha ayıp bir husustur."

Editör: Bekir GÜNEŞ