Gazete Emek-Karadeniz Bölgesi'nde havaların soğuması ile birlikte yurttaşların, grip şüphesi ile hastanelere yaptığı başvuru sayısında artış yaşanıyor. Hastanelerde yapılan testler sonucunda ise, vakaların yüzde 50’sinin halk arasında "domuz gribi" olarak nitelendirilen H1N1 virüsü olduğu belirtildi. 

Ordu Üniversitesi (ODÜ) Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Enginyurt, Karadeniz ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de son günlerde üst solunum yolu enfeksiyonları nedeni tüm sağlık kuruluşlarında vaka artışı olduğunu söyledi.

"H1N1 VAKALARI AĞIR SEYRETMEKTE"

Bu yıl ağırlıklı olarak influenza virüsünün H1N1 grubunun tespit edildiğini belirten Prof. Dr. Enginyurt, şöyle konuştu:

“Son günlerde özellikle Türkiye’de ve ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi’nde üst solunum yolu enfeksiyonları ile hastanelerde ve tüm sağlık kuruluşlarında bir vaka artışı söz konusu. Bu artış hastanelerde ciddi anlamda yığılmalara neden oluyor. Gördüğümüz üst solunum enfeksiyonlarında RSV, influenza ve koronavirüs daha çok tespit etmekteydik. Bu sene ağırlıklı olarak da influenza virüsünün H1N1 grubunu tespit etmekteyiz. Maalesef bu sene özellikle H1N1 vakaları ağır seyretmekte. O yüzden öksürük, ateş, yaygın vücut ağrısı gibi ilk semptomları başladığında vatandaşlarımız, en kısa sürede birinci basamak sağlık kuruluşu dediğimiz aile hekimlerine başvurması gerekiyor.”

"HASTA OLANLAR MASKE TAKMALI"

Hasta olan yurttaşların maske takarak toplum içerisinde gezmesi tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Enginyurt, şunları kaydetti:

“Sayısal olarak verileri net verebilmek ancak seneye mümkün olacaktır. Çünkü farklı birimlerden farklı şekilde şu an veriler gelmekte. Bazı birimlerde yüzde 70’lere varan oranlarda, bazı birimlerde yüzde 40-50’lere varan oranda domuz gribi dediğimiz vakalar görülmekte. Ama vakaların yarısı viral anlamda domuz gribi dediğimiz vakalar oluşturmakta. Eskiden tüm topluma maske takın diyorduk.

Özellikle şimdi, hasta olan vatandaşlarımızın maske ile dolaşmaları ve etrafındakilere hastalığı bulaştırmamasını öneriyorum. Bir koronavirüs pandemisi ya da salgını tabi ki söz konusu değil ama tüm vakalar ağır seyretmekte. Özellikle kronik hastalığı olanlar da, diyabeti, hipertansiyonu olan ya da evde yatalak olan hastalarımıza bu virüsler bulaştığında ölümcül vakalarla karşı karşıya gelmekteyiz.”

YAPILMASI GEREKENLER NELER? 

Yurttaşların düzenli beslenme ve uyku ile hastalıklardan korunabileceğini de ifade eden Prof. Dr. Enginyurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

Hacamat hayatınızı kabusa çevirmesin Hacamat hayatınızı kabusa çevirmesin

“Yapılması gerekenler neler? Her zaman şunu söylüyorum; sağlıklı yaşamı ve yaşam tarzı değişikliklerini vücudumuzun muhakkak artık algılaması ve bunu bilinçli bir şekilde uygulamamız gerekiyor. Yaşam tarzı değişikliği dediğimiz nedir? Sağlıklı beslenme, günde 3 öğün. Ana öğün olarak 2 öğün, ara öğün olarak beslenmek. Bol sıvı tüketmek ve düzenli bir uyku.

Uyku uyumayan insanlar sabah kalktıklarında eğer dinç olamazlarsa, vücutları bağışıklık sistemi açısından birçok virüse ve enfeksiyona karşı açık olacaktır. O yüzden önemli olan doğru beslenme, düzenli uyku ve mümkünse vatandaşlarımızın hastada 3 gün ya da 4 gün sevdikleri bir sporu muhakkak yapmaları gerekmekte. Yaptıkları spor ruhsal durumlarına da çok iyi geleceği için bağışıklık sistemleri güçlenecektir.”

Hastanelerde randevu sorununun önüne geçebilmek için yurttaşların ilk olarak aile hekimliklerine başvurması gerektiğini vurgulayan Enginyurt, “Çünkü bu hastalarımız üst solunum yolu enfeksiyonu ile kulak burun boğaza, enfeksiyona, göğüs hastalıklarına, dahiliye başvurmakta ve daha öncelikli hastalıklarla hastaneye gelmesi gereken hastalarımızın da önüne geçmekte” uyarısında bulundu.



 

Kaynak: Cumhuriyet

Editör: Derya çelik