Gazete Emek- DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu, 29 Kasım Filistin Halkıyla Dayanışma Günü kapsamında yaptığı yazılı açıklamada, Filistin’de yaşananların bir “çatışma” değil, uluslararası hukukun ağır biçimde ihlal edildiği bir devlet şiddeti olduğunu belirterek Filistin halkıyla dayanışma çağrısını yineledi.
Açıklamada, Gazze başta olmak üzere tüm Filistin coğrafyasında uygulanan kuşatma, işgal ve kolektif cezalandırma politikalarının yalnızca Filistin’i değil, tüm bölgeyi karanlığa sürüklediği ifade edildi. DEM Parti, halkların dayanışmasının ve özgürlük mücadelesinin bu tabloya verilecek en güçlü yanıt olduğunu vurguladı.
“Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının tanınması”
Partiden yapılan açıklamada, Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmaların emperyalist müdahaleler ve iktidar bloklarının politikalarıyla derinleştiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi; “Bir halkın nefesi kesildiğinde diğer halkların sesi de kısılır. Kobanî’de, Şengal’de, Rojava’da olduğu gibi Filistin’de özgürlüğü kuracak olan da halkların iradesi ve direncidir.”
DEM Parti açıklamada Filistin için şu talepleri sıraladı:
Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkının tanınması,
Tüm askeri operasyonların durdurulması,
Gazze ablukasının kaldırılması,
Uluslararası hukukun işletilmesi,
Siyasi çözüm için gerçek bir müzakere süreci başlatılması.
Açıklamada, Türkiye’de yaşayan tüm halkların ortak tarihsel hafızasına da işaret edilerek, “Filistin halkı özgürleşmeden bu coğrafyada gerçek bir adalet kurulamaz. Yaşasın halkların eşitliği, özgürlüğü ve dayanışması. Filistin halkının yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz” denildi.
Kaynak: Evrensel




