Gazete Emek - Yetersiz müdahaleye dikkat çeken açıklamada 'Bölgesel ayrımcılık' şüphesinin güçlendiği vurgulandı.

Diyarbakır'ın Çınar ve Mardin'in Mazıdağı ilçelerinde 20 Haziran'da elektrik tellerinden kaynaklı çıktığı görüntülerle ortaya çıkan, 15 kişinin ve binlerce hayvanın öldüğü yangınla ilgili DEDAŞ'a tepkiler sürüyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır İl Örgütü, DEDAŞ binası önünde açıklama yaptı. Açıklamaya DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Çınar Belediyesi Eşbaşkanı Semra Akyüz, Yenişehir Belediyesi Eşbaşkanı Safiye Akdağ, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanları Berivan Gülşen Sincar ile Cengiz Dündar ile çok sayıda partili katıldı.

SU VE ENERJİYE ULAŞMAK EN TEMEL HAK'

Basın açıklamasını okuyan DEM Parti Diyarbakır İl Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin, insanca bir yaşam için su ve enerjiye erişimin en temel hak olduğunu vurguladı. AKP iktidarının özelleştirme adı altında devletin asli sorumluluğunda bulunması gereken su, enerji ve tarım alanlarını sermayeye devrettiğini ve en temel haklara ulaşımın zorlaştırdığını belirten Sakık, şöyle konuştu:

"20 Haziran gecesi Diyarbakır İli Çınar ilçesi Köksalan Kırsal Mahallesinde çıkan ve rüzgarın şiddetiyle Yazçiçeği, Bağrık ve Ağaçsever mahallelerini etkileyen yangın, Mardin Mazıdağı ilçesi Yücebağ, Şenyuva ve Yetkinler mahallesi istikametine doğru da ilerlemiştir. Büyük oranda halkın, başta belediyeler olmak üzere yerel kurumların çabası ile sabah saatlerinde kontrol altına alınabilen yangında, 15 insanımız hayatını kaybetti, 78 kişi de yaralanmıştır. 66 kilometrelik bir alana yayılan bu yangında halkın yaşam alanları ve ormanlık alanda büyük tahribatlar oluşmuş, çok sayıda hayvan can vermiş ve ekosistem ciddi bir şekilde zarar görmüştür."

'GECE GÖRÜŞLÜ HELİKOPTER BAKANLIĞIN ENVANTERİNDE VAR'

Özelleştirilerek şirketlere devredilen enerji iletim hatlarında bakımsızlık ve yenileme yapılmamasından dolayı bu facianın yaşandığını vurgulayan Tekin, gerekli önlemler alınmazsa yangınların tekrar yaşanabileceğine dikkat çekti. Tekin, şunları söyledi:

"Partimiz, milletvekilleriyle birlikte hızlıca yangın yerine intikal etmiş, bölgenin dağlık olması sebebi ile itfaiyenin yetersiz olduğunu tespit ederek, yangına havadan müdahale edilmesi gerektiğini ilgili makamlara iletmiş ve talepte bulunmuştur. Ancak hem halkın hem partimizin ısrarlı talebine rağmen, 'helikopterlerin gece görüşü yok'denilerek yangına müdahale edilmemiş, halk kendi çabası ile yangını söndürmeye çalışmış ve bunun sonucu can kayıpları yaşanmıştır.

15 kişinin yaşamını yitirdiği bu felaket karşısında sunulan gerekçe iktidarın konuya sorumsuzca yaklaştığının bir kanıtı olmuştur. Her ne kadar gerekçe olarak bu sunulsa da gece görüşlü helikopterlerin Tarım ve Orman Bakanlığı envanterine girdiği ve daha önce farklı bölgelerdeki yangınlar için kullanıldığı bilinen bir gerçektir.

'BÖLGESEL AYRIMCILIK SAİKİ'

2023 yılı temmuz ayında Antalya'nın Kemer ilçesinde çıkan yangına gece boyunca bu helikopterler aracılığıyla müdahale edildiği basında yer almıştır. Yine o yangında dönemin Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Veysel Tiryaki, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Antalya Valisi Ersin Yazıcı gece boyunca çalışmaları bölgeden takip etmiştir. Tüm bu örnekler karşısında, Çınar-Mazıdağı yangınlarında açığa çıkan pratikler, bir felaket anında bile bölgesel ayrımcılık saikiyle hareket edildiği şüphelerini güçlendirmektedir" diye konuştu.

'GÖRÜNTÜLER DEDAŞ'IN AÇIKLAMASINI ÇÜRÜTTÜ'

Yangının ardından yapılan incelemelerden bahseden Tekin, tanık ifadelerinin de DEDAŞ'ı işaret ettiğini söyledi. Tekin, şu ifadeleri kullandı:

"Bir katliama dönüşen bu yangının sebebi halkın taleplerine, bildirilmiş dilekçelerine rağmen yıllardır bölge halkına zulmüyle anılan DEDAŞ’ın onarılmayan elektrik telleri olduğu köylüler tarafından ifade edilmiştir.

Demirtaş davasında karar günü: 'Kürt siyasetçi olarak eleştiri hakkım nedeniyle yargılanıyorum' Demirtaş davasında karar günü: 'Kürt siyasetçi olarak eleştiri hakkım nedeniyle yargılanıyorum'

Yangın öncesi ve bayram süreci boyunca elektriksiz ve susuz bırakılan köylüler, elektrik verilmesiyle tellerin akımı karşılayamadığını ve ahşap direklerin kıvılcım saçtıktan sonra devrilerek yangına sebebiyet verdiğini beyan etmiştir.

DEDAŞ yaptığı açıklamada yangının anızdan kaynaklandığını, bölgede elektrik iletim hatlarının bulunmadığını iddia etmişse de yangın bölgelerinden paylaşılan görüntü ve videolarda yer alan ahşap elektrik direkleri DEDAŞ’ın açıklamasını çürütmüştür."

'DEDAŞ'IN SORUMLULUĞU GİZLENİYOR'

Odaların yangınla ilgili tespitlerine değinen Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Elektrik Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi yangın bölgesinde anız olmadığını, bölgenin ekili dikili arazilerden oluştuğunu ve DEDAŞ tarafından elektrik hatlarının geçtiği yerlerde hiçbir önlem alınmadığı için yangının çıktığını aktarmıştır.

Akabinde ise elektrik, harita ve ziraat yüksek mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyeti, yangın bölgesinde inceleme yaparak rapor hazırlamıştır. Raporda, Köksal Mahallesi'ndeki yangının sigortalı ayırıcı direğinde sigorta yerine iletken tel sarılmış olduğu, iletken telinin koparak, yerdeki otları tutuşturması ve şiddetli rüzgarın etkisi ile geniş bir alana yayıldığı ifade edilmiştir. Bütün bulgular bu yönde seyrederken, yangının çıkış sebebine dair yetkililer tarafından çelişkili açıklamalar yapılmış, kamuoyu yanlış yönlendirilmiştir.

Bu açıklamalardaki çarpıklıkların, başta DEDAŞ olmak üzere, yaşanan ölüm ve tahribat karşısında rolü bulunanların sorumluluklarını gizlemeye dönük olduğu aşikardır. DEDAŞ’ın yangındaki sorumluluğu hakkında yetkililerce hiçbir açıklama yapılmamış ve DEDAŞ’a hukuki müeyyidelerin uygulanacağıyla ilgili bir beyanda bulunulmamıştır."

'DEDAŞ GERÇEĞE AYKIRI VERİLER YAYINLIYOR'

DEDAŞ’ın faaliyetlerinin mevzuatın dışında olduğunu söyleyen Tekin, şunları söyledi:

"DEDAŞ, kaçak elektrik oranları hakkında gerçeğe uymayan veriler yayınlamakta, altyapı eksikliği nedeniyle gerçekleşen kayıp elektrik miktarını bütün abonelerin faturalarına yansıtmaktadır. Elektrik dağıtım şirketi kendi belirlediği süre ve şartlarda elektrik kesintilerini gerçekleştirmekte yahut bazı abonelere dağıtımını tümden kesebilmektedir.

Bu hususlar Elektrik Piyasası Kanunu’nun başlangıç maddesine aleni aykırılıklar taşımaktadır. DEDAŞ, Elektrik Piyasası Kurulu’nun amaç maddesinde belirtilen 'elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevre uyumlu' olma şartlarını yerine getirmemektedir. Elektrik dağıtım şirketinin yerine getirmediği yükümlülükler ise denetlenmemekte, uygulanması gereken müeyyidelerden sistematik olarak kaçınılmaktadır."

'ENERJİ KOOPERATİFLERİ KURULMALI'

Yangın faciasının bir kez daha enerji komünlerinin, kolektiflerinin ve kooperatiflerinin önemini açığa çıkardığını vurgulayan Tekin, sözlerini şöyle tamamladı:

"Enerji Bakanlığı daha fazla benzer faciaların yaşanmaması için tarıma dayalı tüm alanları kapsayacak şekilde yerel yönetim ve sivil toplum, meslek örgütleri öncülüğünde enerji kooperatiflerinin kurulmasını sağlamalıdır. Kurulacak bu enerji kooperatifleri kendi enerjisini kuracakları, yenilenebilir enerji kaynaklarından üretebilmelerinin yolu açılmalıdır.

Kurulacak bu enerji kooperatiflerin ilgili bakanlık her türlü ekonomik destekleri sağlamalı ve tarıma dayalı faaliyet yürüten çiftçilerimizin temiz (yenilenebilir enerji kaynakları), kaliteli ve güvenli enerjiye erişimi ile can ve mal güvenliği koruyarak sağlanmalıdır.

DEDAŞ Çınar-Mazıdağı arasında çıkan yangında oluşan 700 milyon liralık hasardan birinci derecede sorumludur. Bizler DEM Parti olarak yangında ihmali ve sorumluluğu bulunanlardan hesap sorulması, oluşan maddi hasarın tazmini, yurttaşların yaralarının sarılması için var gücümüzle çalışacağız."

Editör: Bekir GÜNEŞ