Gazete Emek- HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Meclis Genel Kurulu’nda 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinde Genel Kurula hitap etti. Bütçeyi, "Halkın sofrasındaki ekmeği daha da küçültme, yoksulluğu, adaletsizliği, eşitsizliği büyütme bütçesi" olarak değerlendiren Buldan, asgari ücret için 12 bin 500 lira önerisinde bulundu. Buldan muhalefete seslenerek, "Her gün uçaklarınızı kaldıracağınıza, bu parlamentoda çözüme ve barışa ellerinizi kaldırsanız bu ülkeye en büyük hizmeti yapmış olursunuz. Siyasal muhalefetin de, tüm kesimlerin de bu konuda cesur olması, elini taşın altına koyması, sorunla yüzleşmesi gerekir. AKP-MHP iktidar düzenini değiştirme iddiasında olanların, mesele savaş politikaları olduğunda iktidarın arkasında saf tutarak 8’li masaya dönüşmemesi gerektiğinin altını önemli çizmek istiyorum. Bu tüm toplumun çıkarınadır." dedi. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da bütçe ile asıl kaynağın savaş ve faiz lobilerine aktarıldığını belirterek "Bu bütçe bu iktidarın veda bütçesidir." diye konuştu.

Pervin Buldan'ın bütçe üzerine açıklamalarından satırbaşları şöyle:

"Müzakereden ve katılımdan uzak, 'ben yaptım oldu, bitti' anlayışıyla hazırlanan bir AKP-MHP bütçesiyle karşı karşıyayız. Bu, milyonların emek ve birikimini iktidarın hizmetine sokan bir bütçedir. Sorunları ve çözümü, ret ve inkar bütçesidir. Halkın sofrasındaki ekmeği daha da küçültme, yoksulluğu, adaletsizliği, eşitsizliği büyütme bütçesidir.

"TALAN DÖNEMİNİZİN BİTİŞ VE KAPANIŞ BÜTÇESİDİR"

Bütçede sosyal adalet, sosyal devlet, refah ve huzur yoktur. Yoksullar, kadınlar, emekçiler, üreticiler, çiftçiler, esnaflar, çocuklar ve engelliler yoktur. Ancak şunu da iyi bilin ki bu bütçe aynı zamanda talan döneminizin bitiş ve kapanış bütçesidir.

Halkın ve çözümün bütçesinin yapılacağı yeni bir dönem çok yakında başlayacaktır. Bütçeyi geçirmek için çoğunlukta olabilirsiniz ama unutmayın asıl çoğunluk dışardadır. Bu zulüm düzeninden bir an önce kurtulmak isteyen milyonlardır. Onların sesi de sözü de gücü de bu kürsüdedir.

İç barışı tesis eden ve demokratik siyaseti esas alan bir bütçenin hazırlıklarına şimdiden başladık, malum zaman yaklaşmaktadır. Sizin için de zaman yaklaşmaktadır. 4 yıl önce söz vermiştiniz, ekonomide Türkiye'yi uçuracaktınız. Evet kendi rant ekonominizi uçurdunuz ama ülkeyi uçurumdan aşağı attınız, yere çakılmasına sebep oldunuz. Şimdi çakılma sırası sizdedir. Sandıklarda kesinlikle çakılacaksınız.

"SAYIŞTAY RAPORLARINI UÇ UCA EKLESEK BURADAN SARAYINIZA YOL OLUR"

Yasama-Yürütme-Yargı kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırdınız, yerine yürütme saklama aklama sistemini kurdunuz. Meclisin denetim yetkisini elinden aldınız, yeni bir vesayet rejimi kurdunuz. Talimatlı bir yargı düzeni yarattınız. Demokratik siyasete ve topluma karşı bir darbe mekanizması kurdunuz. Kolluk güçlerini, siyasetinizin destek gücü haline getirdiniz. Yolsuzlukları merkezden yerele kadar tüm kurumlara yaydınız. Sayıştayın yolsuzluk raporlarını uç uca eklersek buradan sarayınıza yol olur.

Kayyum darbesiyle seçim sonuçlarını ortadan kaldırdınız. Kayyumlarınız Kürt halkının ana diline kültürel değerlerine her gün saldırmaktadır. Kürt düşmanı kayyumlarınızı da tarihin ve siyasetin çöplüğüne göndereceğimiz günler çok yakındır.

Türkiye'yi yasaklar ülkesi yaptınız. Ayrımcılığı ve eşitliği büyüttünüz, adalet duygusunu yok ettiniz. Çorlu'da 25 canın karşılığı 1 ay 14 gün. Kadın katliamları cezasız.

Yandaşlarınızın çantasında yok yoktur ama çocuklar okula aç gitmektedir.

Yoksulun sofrasındaki soğanı bile aldınız. Çiftçiyi, üreticiyi, emekliyi borç batağına sürüklediniz. Bir de durmadan enflasyona ezdirmeyeceğiz diyorsunuz.

"ASGARİ ÜCRETİ 12 BİN 500 LİRA YAPALIM"

Buyurun asgari ücreti HDP'nin teklifi olan 12 bin 500 lira yapalım. Ama yapmayacağınızı ve yapamayacağınızı biliyoruz. Çünkü siz anca halktan toplamayı bilirsiniz. Yandaşlarınıza dağıttıklarınızı toplasanız 10 katı gelir elde edilir. Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alalım. Temel gıdalardaki vergiyi kaldıralım. Yapamazsınız sizin hesaplarınız başkadır.

Gelmiş geçmiş en büyük faiz lobisi sizin iktidarınızdadır. Faiziniz tek hane olabilir ama zamlarınız, vergileriniz, cezalarınız, TÜİK'e gizlettiğiniz enflasyonunuz üç hanelidir. Artık yolun sonuna geldiniz. Kaybedeceksiniz. AKP Genel Başkanı, yıllar önce çok net söylemiş. 'Eğer 8 yıl önceki asgari ücretle aldığın yumurtadan, sütten, ekmekten bugün daha az alıyorsan bize oy verme' demiş. Büyük ekonomist, bir kez de olsa doğruyu söylemiş, bu ekonomisti bir sefer de olsa dinlemekte fayda var. Halkımız gereğini kesinlikle yapmalıdır.

Siyasi, iktisadi, sosyal, toplumsal bütün krizlere kaynaklık eden tarihsel bir sorun var o da Kürt sorunudur. Kürt sorunu Türkiye'de istisnasız tüm iktidarların kaza yaptığı ortak bir virajdır.

"KOBANÊ’DEN SİZE İKTİDAR ÇIKMAZ"

Sizin çatışmacı siyasetiniz değil, halkların demokratik modeli kazanacaktır. Boş yere uğraşmayın. Kobanê’den, Minbiç’ten, Tel Rıfat’tan size yeni bir iktidar çıkmaz, çıkmayacaktır. Seçimin sonucunu Suriye’ye attığınız bombaların sesi değil, kaynamayan boş tencerelerin sesi, geçinemeyen milyonların itirazı, barış ve demokrasiden yana olan güçlü toplumsal irade belirleyecektir. Buradan Türkiye toplumuna da seslenmek istiyorum. Hamasi nutuklara asla itibar etmeyin! Beka hamaseti arttığında bilin ki yolsuzluklar da artacaktır. Bakın cenazeler gelirken, bakanlardan birinin kuzeni Bodrum’da 180 bin metrekarelik deniz manzaralı arazi ihalesi aldı. Çözüm sürecinin bitirildiği 2015’ten bu yana Türkiye’de en büyük yolsuzluklar, vurgunlar, rüşvet skandalları yaşandı.

"UÇAK KALDIRACAĞINIZA, ÇÖZÜME EL KALDIRIN"

Anadili hakkı ve onarıcı bir adalet başta olmak üzere evrensel hukuktan doğan haklar bağlamında eşit yurttaşlıkla ve özgürlükçü bir perspektifle bu mesele çözüme kavuşturulabilir. Her gün uçaklarınızı kaldıracağınıza, bu parlamentoda çözüme ve barışa ellerinizi kaldırsanız bu ülkeye en büyük hizmeti yapmış olursunuz. Bu sadece HDP’nin bir meselesi de değildir, Türkiye’nin ortak sorunudur. Siyasal muhalefetin de, tüm kesimlerin de bu konuda cesur olması, elini taşın altına koyması, sorunla yüzleşmesi gerekir. Kürt sorununda çözüm üretmeyenler gelecekte asla ve asla söz sahibi olamazlar. AKP-MHP iktidar düzenini değiştirme iddiasında olanların, mesele savaş politikaları olduğunda iktidarın arkasında saf tutarak 8’li masaya dönüşmemesi gerektiğinin altını önemli çizmek istiyorum. Bu tüm toplumun çıkarınadır.

DEMOKRATİK ANAYASA İTTİFAKI

Esad, deprem sonrası kabineyi 'acil' koduyla topladı Esad, deprem sonrası kabineyi 'acil' koduyla topladı

İkinci yüz yıl için; siyasi toplumsal kamplaşmayı sonlandırarak büyük toplumsal uzlaşmayı hep birlikte başarmak için en geniş toplumsal birlikteliği sağlayalım. Yolsuzlukları, yoksulluğu, emek sömürüsünü sonlandırarak, sosyal adalet dönemini başlatmak için emeğin en güçlü birliğini oluşturalım. Mevcut anayasaya dahi uymayarak, yeni anayasa vaadi verenleri, darbe anayasasıyla birlikte geçmişte bırakalım. Yeni bir toplumsal sözleşmeye dayalı gerçek, demokratik, çoğulcu, eşitlikçi sivil bir anayasa döneminin kapısını açmak için demokratik anayasa ittifakını hep birlikte oluşturalım. Merkezi yönetimi kuvvetler ayrılığıyla dengeleyerek, yerel yönetimle güçlendirilmiş çoğulcu geniş temsiliyete sahip bir parlamenter sistemi bu ülkeye kazandırmak için demokraside buluşalım.

SİYASİ TOPLUMSAL MUTABAKAT

Güçlü toplumsal barış, adalet ve yüzleşme için en geniş siyasi toplumsal mutabakatı oluşturalım. Yasaklar ülkesini özgürlükler ülkesine dönüştürmek, hak arama ve örgütlenme özgürlüğünü, eşit ve adil bir yargıyı hayata geçirmek için güç birliği yapalım. Engellilerden emeklilere, EYT’lilerden ataması yapılmayan öğretmenlere, üreticiden esnafa, gençlerden, kadınlara, farklı yaşam tarzlarına herkesin haklarını güvence altına alan güçlü sosyal devlet düzeni için, en güçlü eşit yurttaşlık birlikteliğini sağlayalım. Toplumsal cinsiyet eşitliğini her alanda hayata geçirmek için, feministlerden tüm kadın hareketlerine en büyük kadın dayanışmasını gerçekleştirelim. Doğa talanını, rant çarkını durdurmak için ekolojik yaşamda mücadele birlikteliğini oluşturalım. Bir çocuğun dahi güvencesiz ortamda, şiddet sarmalında açlık ve yoksulluk içinde kalmaması için mücadelemizi çocukların bugünüyle buluşturalım. Biz tüm bu hedefleri başarma ve yeni bir dönemi başlatma konusunda sonuna kadar kararlıyız.

SANCAR: FAİZ VE SAVAŞ LOBİLERİNE BÜTÇE

Pervin Buldan'ın ardından HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar konuştu.

Ekran görüntüsü TBMM Canlı yayınından alınmıştır

Sancar'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Bugün Türkiye'de 30 milyon insan açlık sınırının altında. Gençler umutsuz, Türkiye'yi terk etmenin yollarını arıyor.

2023 merkezi yönetim bütçesi ile asıl kaynak aktarılan 2 büyük kesim savaş ve faiz lobileri. Bu bütçe, halktan aldığı vergilerden faiz lobilerine 565 milyar lira aktarıyor. Savaş lobilerine ise 468.7 milyar lira aktarıyor. Halktan toplanan her 3 liralık verginin 1 lirası faiz lobisine savaş baronlarına altın tepsilerle servis ediliyor. 3 ekmekten 1'i bu iki lobi arasında paylaşılıyor. Bu yetmezmiş gibi 660 milyar TL bütçe açığı öngörüyor.

Bu bütçe bir seçim bütçesidir. Yani, seçim bütçesi olarak yapılacak yatırımlar, bütçeye açık olarak önceden konmuş durumda. Bu kaynaklarla kendini ayakta tutmaya çalışsa da bu mümkün değil. Bu bütçe sizlerin son bütçesidir. Küçük ortağının değersiz yalnızlığının müjdecisi bir bütçedir.

Kaynakların savaşa, faize değil; emekçilere, emeklilere, gençlere, kadınlara ve engellilere harcandığı, HDP'nin yetki sahibi olduğu ilk bütçeye de çok fazla zaman kalmadı. En fazla 8 ay.

İktidar 20 yıldır ülkeyi yöneten kendisi değilmiş gibi yarattığı sorunları çözmenin sözünü veriyor. Böyle bir yaman çelişkiyle yüz yüzeyiz. Vaatler arka arkaya sıralanıyor, vizyon belgeleri açıklanıyor. Paranın değeri pula çevriliyor. İstanbul'da en düşük kiranın 5 bin, Ankara'da 4 bin TL seviyesinde olduğu bu düzeni kim yarattı.

KYK borçlarının faizini değil tamamını sileceğiz.

Bu bütçe savaş bütçesidir. İktidarını ayakta tutmak için kutuplaştırmaya, ayrıştırmaya, savaş ve çatışmaya ihtiyaç duyan bir iktidardan söz ediyoruz. Siyaseti ve muhalefeti dizayn etmeye çalışıyor. Savaşın asıl nedeni Kürt karşıtı politikalardır. Bu savaş en açık anlamıyla iktidarın yürüttüğü Kürt karşıtlığı, Kürt düşmanı siyasetinin bir yansımasıdır. Kürt sorununda çözümsüzlükte ısrarın sonucudur.

Kürt sorununun demokratik zeminde, siyasal mekanizmalarla ve ülke halklarının tümünün mutabakatıyla çözülmesini hedefliyoruz. Ülke halklarının barış hakkının sözcüsüyüz.

Çözüm, diyalogdadır, siyaset zeminindedir, müzakerededir ve gerçek bir mutabakat arayışındadır. HDP bu konuda üzerine düşen her türlü sorumluluğu, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yerine getirmeye söz veriyor, bu yolda yürümekte ısrarcı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.