Gazete Emek- Mersin’de üç kamu emekçisinin farklı illere sürgün edilmesi, düzenlenen basın açıklamasıyla protesto edildi. İkisi Haber-Sen, biri Güven Haber-Sen üyesi olan üç kamu emekçisinin Afyon, Antalya ve Muğla’ya gönderilmesine karşı yapılan açıklamada, “Haksız ve hukuksuz biçimde yapılan bu sürgün açık bir gözdağıdır” denildi.
Mersin Üniversitesi Yenişehir Kampüsü yanında bulunan Posta İşletme Merkezi önünde yapılan açıklamayı KESK Haber-Sen 8 No’lu Şube Başkanı Musa Özdemir okudu. Özdemir, PTT Genel Müdürlüğü’nün Mersin’de uyguladığı sürgün politikasının hukukla, vicdanla ve kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi. Söz konusu sürgün kararlarının “idari tasarruf” olarak gösterilemeyeceğini belirten Özdemir, “Mersin’de yürütülen sözde soruşturma bahane edilerek, dosyanın ne sanığı ne de tanığı olan üç arkadaşımız haksız ve hukuksuz biçimde sürgüne gönderilmiştir. Bu açık bir cezalandırmadır, bu bir gözdağıdır” dedi.
Soruşturmanın sağlıklı ve objektif yürütülmediğini savunan Özdemir, soruşturmanın öznesi dahi olmayan çalışanların bu süreç gerekçe gösterilerek yer değiştirmeye zorlanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. “Bu durum masumiyet karinesinin ihlalidir. Hukuk devleti ilkesi açıkça çiğnenmiştir” ifadelerini kullandı.
‘Sendikal tercihleri üzerinden cezalandırılma’
Sürgün edilen kamu emekçilerinin sendikal kimlikleri nedeniyle hedef alındığını belirten Özdemir, bunun açık bir sendikal ayrımcılık olduğunu söyledi. “Sürgün edilen arkadaşlarımız Haber-Sen ve Güven Haber-Sen üyesidir. Sendikal tercihleri üzerinden cezalandırılmışlardır. Oysa sendikal tercih suç değildir. Anayasa sendika hakkını güvence altına almıştır. Hiç kimse sendikal kimliği nedeniyle sürgüne gönderilemez” diye konuştu.
Mersin’deki PTT emekçilerinin farklı sendikalara üye olsalar da sürgün edilen çalışanlarla dayanışma içinde olduklarını ifade eden Özdemir, “Bizler farklı görüşlere sahip olabiliriz ancak sendikal ayrım yapmadan bir aradayız. Arkadaşlarımızın yanındayız ve arkasındayız” dedi.
Sürgün kararlarının yalnızca üç kamu emekçisini değil, ailelerini de etkilediğine dikkat çeken Özdemir, “Sürgün aileleri de cezalandırmaktır. Eşleri ve çocukları da fiilen sürgün edilmiştir. Aile bütünlüğü zedelenmiş, çocukların eğitim düzeni bozulmuş, eşlerin çalışma ve sosyal yaşam hakları etkilenmiştir. Sürgün yalnızca yer değişikliği değildir; ekonomik baskıdır, psikolojik yıldırmadır ve insan onuruna aykırı bir uygulamadır” ifadelerini kullandı.
‘Bu anlayış çalışma barışını bozar’
Kamu kurumlarının tarafsız olması gerektiğini vurgulayan Özdemir, yaşanan sürecin takdir yetkisinin keyfiliğe dönüştüğünü gösterdiğini söyledi. “Bu anlayış çalışma barışını bozar, kamu hizmetini zedeler ve hukuku aşındırır. PTT Genel Müdürlüğü’nün yaptığı bu uygulama sürgündür, sendikal ayrımcılıktır ve hukuksuzdur” dedi.
KESK Haber-Sen 8 No’lu Şube olarak taleplerinin açık olduğunu belirten Özdemir, sürgün kararlarının derhal iptal edilmesini, çalışanların eski görev yerlerine iade edilmesini, sendikal ayrımcılığa son verilmesini ve hukuka uygun bir sürecin işletilmesini istediklerini ifade etti.
‘Bizi baskıyla susturamazsınız’
Özdemir, sürgün kararları iptal edilene kadar tüm hukuki ve sendikal haklarını kullanacaklarını belirterek, “Hiç kimse örgütlü kamu emekçilerini sürgünle susturamaz. Bizi sürgünle sindiremezsiniz, baskıyla susturamazsınız. Emeğin onurunu savunmaya devam edeceğiz. Tüm emekçileri ve kamuoyunu bu hukuksuzluğa karşı dayanışmaya çağırıyoruz” dedi.
Basın açıklaması, dayanışma çağrısıyla sona erdi.
Kaynak: Evrensel





