Gazete Emek- Kınık'ta bulunan Polyak Kömür Madeni işletmesinde çalışan işçiler, ücret alacakları için ve hak gasplarına karşı eylemlerini sürdürürken, bugün de maden önünde yürüyüş düzenlendi.
Bağımsız Maden-İş öncülüğünde sabah 8.00'de maden önünde toplanan işçiler, Kınık Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. İşçiler sık sık, "Polyak şaşırma, sabrımızı taşırma", "Direne direne kazanacağız" sloganlarını attı.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Merkez Yöneticisi Volkan Çetin, yürüyüş öncesi yaptığı konuşmada, "Patronumuz bize gülüyordu. Direnin, grev yapın diyordu, sanıyordu ki biz oyun oynuyoruz. Bugün yürüyüş kararımızdan sonra hepsinin etekleri tutuştu. Şimdi abilerinden öğrendikleri taktikleri uyguluyorlar. Muhtarı devreye sokuyorlar. Sarı sendikacıları sokuyorlar. Belediye başkanını, kaymakamı arıyorlar. Bizim birlikteliğimiz Çinlilerin oyununu bozdu. Biz, birliğimizi bozmadığımız sürece istediğimizi alacağız. Dünden beri ortaya atılan, 'Kapatıyoruz' söylemi yalan. Maden kapatmak o kadar kolay değil. Kapatma yalanları kafa karışıklığı yaratmasın. Sendikamıza haber gönderdiler, görüşmek istiyorlar. Yürüyüşten sonra görüşmemizi yapacağız. Taleplerimizi elde edinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz" dedi.
Yürüyüşe katılan DGD Sen Genel Başkanı Neslihan Acar da yaptığı konuşmada dayanışma duygularını iletti.
Kınık Elmadere köyü yakınındaki Polyak Eynez Kömür Madeni ocağını Çinli Qitaihe Longcoal Mining şirketi Özyeğinler'e ait Fiba grubundan satın almıştı. İşçilerin talepleri; iki aylık ücret alacaklarının ödenmesi, tazminat hakları için teminat verilmesi, iş güvencesi sağlanması, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması.
Aksu: Burada işçinin tazminatını çalma isteği var
Polyak maden işçileri, maden ocağı önünden yürüyüşle Kınık meydana gelip açıklama yaptı. Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, meydanda yaptığı konuşmada, “Burada büyük bir tezgah var. İşçinin, emekçinin tazminatını çalma isteği var. Bu isteği bozduk, bütün Türkiye kamuoyu öğrendi” dedi.
Aksu, Mustafa Kemal Polat ile Çinli şirketin birlikte hareket ettiğini öne sürerek, “Memleketi bir holdingin devlet kurumlarını, belediye yetkililerini, siyaseti, emniyeti, medyayı ele geçirerek işçiyi, çiftçiyi, emekliyi, madenciyi köle yapmak istediğini” söyledi. “Köle olmayacağız” diyen Aksu, aynı tempoyla mücadeleye devam edeceklerini ifade etti. Dünyanın en ucuz yer altı madenciliğinin bu coğrafyada yapıldığını savunan Aksu, dünya ortalamasının 3 bin dolar olduğunu belirterek, “Sarı sendikalarla beraber işçinin ekmeğine kan doğradılar” dedi.
Çetin: “Üç hakkımız var”
Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır da konuşmasında, işçi sınıfı mücadelesinde hayatını kaybeden eski Genel Başkan Tahir Çetin’i andı. Çakır, işçilerin üç temel talebi olduğunu belirterek, “Birisi maaş, birisi banka promosyonu, birisi de geriye dönük özlük hakları. Bize kefil olanlar noter huzurunda sözleşme imzalasın, işçiler işine devam etsin” dedi.
Kendilerine yönelik telefonla yapılan tehditlere tepki gösteren Çakır, “Tehdit edeceklerse yüzümüze karşı etsinler. Kimseden korkmuyoruz” ifadelerini kullandı. “Sarı sendikalar, patronlar ve ülkeyi yönetenler aynı masada, o masada işçi yok” diyen Çakır, işçilerin hem iş yerinde hem de seçimlerde birlik olması gerektiğini söyledi. Emekli maaşına ilişkin de konuşan Çakır, 2008’deki yasal düzenleme olmasaydı daha yüksek maaş alacağını savundu.
Çakır, görüşme için kaymakamlık makamına gideceklerini belirterek, aralarında sendika yöneticileri, avukat, esnaf odası temsilcileri ve madencilerin bulunduğu heyetin görüşme yapacağını, ardından yeniden açıklama yapılacağını duyurdu.
Gürkan: “Polyak işçisi kazanırsa Türkiye işçi sınıfı kazanır”
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, konuşmasında Zonguldak’taki büyük madenci grevi ve yürüyüşünü hatırlatarak, bu eylemin ülkedeki siyasi gidişatı değiştirdiğini söyledi. O dönem kamu emekçisi olduğunu belirten Gürkan, büyük yürüyüşün işçi sınıfının ücretleri ve çalışma koşullarında önemli değişikliklere yol açtığını ifade etti.
Gürkan, TEKEL işçilerinin 78 gün süren direnişine değinerek, 4/C çalışma düzeninde değişiklik sağlandığını belirtti. Mevcut düzenin değişiminin de işçi sınıfının ve emekçi halkın mücadelesiyle mümkün olacağını söyledi.
Sandıkta oy vermenin tek başına yeterli olmadığını ifade eden Gürkan, bütçeden yasalara kadar işçi iradesi yansımadığı sürece işçi sınıfı lehine bir değişim olmayacağını dile getirdi. Özelleştirmelerin sonuçlarının iş cinayetleri, hak kayıpları ve ücret kayıpları olarak işçi sınıfına döndüğünü söyledi.
Bu sonuçların bir kesim sermaye sınıfı tarafından kazanca dönüştürüldüğünü ifade eden Gürkan, 30 gün çalışıp emeğinin karşılığını alamayan işçilerin mücadelesinin tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirtti.
Gürkan, “Eğer burada Polyak işçisi kazanırsa Türkiye işçi sınıfı kazanacaktır. Eğer kaybederse bütün işçi sınıfı kaybedecektir. Bu nedenle Polyak işçisiyle dayanışma ve birlikte mücadele tarihsel sorumluluğumuzdur” dedi.
Şirket, 27 Şubat'ta ilk maaş ödemesini yapma taahhüdünde bulundu
Meydandaki eylemin ardından, Bağımsız Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, maden işçileri, servis şoförleri ve nakliyecilerden oluşan bir heyet, Kınık Kaymakamı ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmenin bitiminde, görüşmenin içeriğine dair açıklama yapan Sendika Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, şirketin Kaymakam'a yazılı olarak ilettiği beyanında bu ayın 27'sinde maaşları, Mart'ın 15'inde ikinci maaşı, arada da promosyon ücretini yaptıracağını taahhüt ettiğini belirtti.
Aksu, "Cuma günü paralar yatınca ilk tertip işbaşı yapacak. Sonrakiler takip edecek. Taahhüt yerine getirilmezse yine iş bırakılacak. Biz tetikte olacağız" dedi.
Aksu, Polyak'ta örgütlü Hak İş'e bağlı Öz Maden İş Sendikası'nın devir sözleşmesinde işçilerin haklarını gözetmediğini belirterek, "Sarı sendikayı Polyak madencilikten söküp atacağız. Satış sürecinde sarı sendika resmen taraf. Yapılan hilelerle ilgili tek bir işçiye bilgi vermemişler. Artık Kınık'ta yerleri yok" dedi.
Kaynak: Evrensel




