Gazete Emek - Bu kararın DEM Parti için de geçerli olacağını kaydeden Okuyan, “Biz her seçimde ‘Aman AKP kazanır’ diye CHP’yi destekleyeceksek zaten kendi varlığımızı ortadan kaldırmamız gerekiyor. CHP’liler oyları bölmesin deyip geçeceğiz, yapacak bir şey yok” dedi.

Ankara’da bir grup gazeteci ile bir araya gelerek gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri ile ilgili “Türkiye’de muhalefetin AKP ya da Erdoğan’a bir alternatif oluşturma, bir iktidar projesi olarak muhalefetin ortadan kalkması anlamına geldi. Türkiye’de eğer Erdoğan’ın sağlığı ile ilgili bir problem olmazsa yakın yıllarda AKP’nin iktidarını tehdit eden, parlamento içerisinde bir denge yok” ifadesini kullandı. Yerel seçimlerle ilgili konuşan Okuyan, “Bir seçime daha yaklaşıyoruz. ‘Bu seçimde büyükşehirler elden giderse yıkılırız bittik, öldük’ gibi söyleme izin vermemek gerekiyor” diye konuştu.

“Solculuğun unutulmasında en büyük günah CHP’nindir”

“Türkiye’de solculuğun çok uzun süredir unutulduğu” ifadesini de kullanan Okuyan, şu ifadeleri kullandı:

Meteoroloji'den 10 il için sarı kodlu alarm Meteoroloji'den 10 il için sarı kodlu alarm

“Türkiye solunun solculuğu unutmasında en büyük günah CHP’nindir, CHP Türkiye solu üzerine kurduğu baskıyla, üzerine düşürdüğü gölgeyle Türkiye’de solun zaten sınırlı olan etkisini büyük ölçüde ortadan kaldıran bir operasyonun başını çekti. Bu operasyona sonraki yıllarda HDP eklendi, şu anda Türkiye toplumu baktığında sağı görüyor, sonra tekrar sağı görüyor. Şimdi olabilecek en korkunç iki biçimiyle karşımıza çıkıyor bu sağ varyasyonlar, bir tanesi siyasal İslam. Türkiye’de şu andaki ideolojik kutup başlarından bir tanesi siyasal İslamdır, bunun karşı kutbu da milliyetçilik. Eğer Türkiye’de siyasal İslamcılarla ırkçı milliyetçiler karşı karşıya gelirse buradan kazançlı çıkan siyasal İslam olur. Bu karşı karşıya geliş Türkiye Cumhuriyeti’ni dağıtır.”

CHP’ye oy vermeyeceğiz, HDP için de geçerli”

Okuyan, yerel seçimlerde CHP’ye destek verip vermeyeceklerine ilişkin soru üzerine “Biz Sol Parti, EMEP, TİP, bazı yerlerde eğer gözle görülür bir iddia taşıyorlarsa onların karşılarına aday çıkarmayacağız ve bu partilere oy verilmesi için çağrı yapacağız. Benzer bir şeyi de onlardan bekleriz. Ama yapmayacağımız şey bu seçimde CHP’ye oy vermektir. Bunu hiçbir şekilde yapmayacağız, bu kararımız HDP için de geçerli. Zaten şimdiye kadar TKP, CHP’ye hiçbir seçimde oy vermedi buna İmamoğlu da dahil. CHP’ye oy vermedik (Cumhurbaşkanlığı seçimleri) zaten orada bir adaya oy verdik, Erdoğan’ın kazanmasına yardımcı olmamak için. Ama biz her seçimde ‘Aman AKP kazanır’ diye CHP’yi destekleyeceksek zaten kendi varlığımızı ortadan kaldırmamız gerekiyor. CHP’liler oyları bölmesin deyip geçeceğiz, yapacak bir şey yok. Bu kararımıza İstanbul’da, kritik olan büyükşehir belediyeleri de dahil.” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin CHP, AKP ikiliğine teslim olmasını istemiyoruz”

Belediye meclislerine de mümkün olduğu kadar çok üye sokabilmek için çalışacaklarını anlatan Okuyan, şöyle devam etti:

“Türkiye’de yerel yönetim dendiğinde ihaleler, rant hesapları, imara açılma bütün bunların döndüğü yerlere biz halkın çıkarlarını koruyacak bekçiler dikmek istiyoruz. Bir TKP’linin olduğu mecliste dolap çeviremezsiniz. Türkiye’nin bu dengelerinde CHP ve HDP’den bağımsız hareket eden, ne dediği belli, Sosyalizmi savunan, eşitlikçi, laikliği, bağımsız ve egemen bir ülkeyi savunan bir partinin sesini yükselmesi ve oylarının artması gerekiyor. Bunları gerçekleştirebilecek bir enerjimiz ve örgütlülüğümüz var. İş oya geldiğinde geçmişte istediğimiz sonucu alabilmiş bir parti değiliz ama bu kısır döngüyü bir yerinde kıracağız. Her ilçe ve ilde aday çıkarır mıyız, hayır ama her yerde belediye meclisine aday göstereceğiz. Büyükşehirlerdeki eğilimimiz ise her yerde aday çıkarmak. Türkiye’nin bir kez daha CHP, AKP ikiliği ya da başka ikiliklere teslim olmasını istemiyoruz. Saadet Partisi’nin MHP’nin BBP’nin İYİ Parti’nin bile kadraja giremediği bazı yerleşimlere girmeye başladık. Bunların sayısı şu anda az ama örneklerin artmaya başlaması bile başlı başına çok değerli.”

Editör: Bekir GÜNEŞ