Gazete Emek- Süreç komisyonunun kabul ettiği raporda AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerektiği yer aldı. Türkiye’de Demirtaş, Kavala, Kahraman ve Atalay kararları yıllardır uygulanmıyor. Peki bu sorun nasıl çözülecek?
Deutsche Welle’den Alican Uludağ’ın haberi:
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kabul ettiği ortak raporla, PKK’lilerin silah bırakması ve topluma entegrasyonuna ilişkin yasal düzenlemelerin yanı sıra demokratikleşmeye yönelik öneriler de sıralandı. Bu öneriler, gözleri “Demokratikleşme” başlığı altında atılacak atımlara çevrildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması da rapor kapsamında ayrı başlık olarak önerildi.

Raporda, bu kararların uygulanması için “AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır. Kararlara uyumun sağlanması çerçevesinde idarenin işlemlerinden ve yargının işleyişinden kaynaklanan engellerin kaldırılması önerilmektedir” yolu gösterildi.

Peki, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmaması sorunu nasıl çözülecek? Engeller nasıl kaldırılacak?

Etkili tazminat ve disiplin cezası
CHP Grup Başkan Vekili Murat Emir, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması için getirilmesi gereken yeni mekanizmaların ne olduğunu DW Türkçe’ye anlattı.

Ayşegül Doğan: “Asıl sınav rapordaki önerilerin hayata geçirilmesi”
Ayşegül Doğan: “Asıl sınav rapordaki önerilerin hayata geçirilmesi”
İçeriği Görüntüle

Mevzuatta AİHM kararlarına uymamaktan kaynaklı hakimlere zararın rücu edilmesi mekanizması olduğunu anımsatan Emir, “Ancak bu mekanizma işlevsel değil. Devletin tazminatı hâkime rücu etmesi için yasada olan bir yıllık süre yeterli değil. Bu süre her durumda aşıldığı için hakimler AİHM kararlarına uymadıklarında yaptırıma maruz kalmıyorlar” dedi.
Emir, AYM ve AİHM kararlarına uymayan yargıçlar bakımından etkili tazminat, disiplin cezaları, görevde yükselmenin engellenmesi gibi düzenlemeler getirilmesi gerektiğini kaydetti. Bunun ayrıntılarının süreçte komisyonlarda görüşüleceğini belirten Emir, bu öneriye AKP ve MHP dahil tüm partilerin imza attığına dikkat çekti. Emir, “Birazcık Anayasa’ya bağlı olan ve hukuk devletine inanın birisi, AYM ve AİHM kararlarına uymak zorunda” ifadelerini kullandı.
Emir, Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK), AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını kolaylaştıracak, uygulanmamasına yönelik engellerin veya bahaneleri kaldıracak yeni hükümler de konulabileceğini kaydetti.
Demirtaş’ın avukatı: Sorun yargısal pratikten kaynaklanıyor
Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasına ilişkin şu aşamada mevzuat noktasında sıkıntı olmadığını söyledi. Yasalarda yapısal bir değişiklik yapılmasına gerek olmadığını belirten Karaman, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa’nın 90’ıncı maddesinin AİHM kararlarının uygulanmasını zorunlu kıldığına dikkat çekti.

“Yine Anayasa’ya göre AYM kararları uygulanmak zorunda” diyen Karaman, Türkiye’de AİHM ve AYM kararlarının uygulanmamasının tamamen “yargısal pratikten” kaynaklandığını söyledi. Sorunun, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına, siyasetle olan ilişkisine dayandığını dile getiren Karaman, “Yargısal pratikten kaynaklanıyor derken, yürütmenin etkisiyle bu kararlar uygulanmıyor. Yani yargı siyasi yargı pratiği. Siyasetin radarında olan dosyalarda yürütmenin etkisi oluyor” dedi.
Karaman’a göre yargının kendi haline bırakılması, siyasetin etki gücünün kırılması halinde yargının mevzuatı uygulayacağı görüşünde.
Demirtaş’a ilişkin son AİHM kararı üzerine Kasım ve Ocak ayında iki ayrı tahliye başvurusunda bulunduklarını anımsatan Karaman, buna karşılık istinaftan olumlu veya olumsuz bir karar henüz verilmediğini aktardı.
“AYM ve AİHM kararlarının uygulanması için CMK’da düzenleme yapılmalı mı?” sorusuna Karaman, “Bana sorarsanız zorunlu değil. Zaten Anayasa’da var bu. Ancak böyle bir eklemenin zararı da olmaz. CMK’ya bir şeyin konulması, bir fayda sağlayabilir” dedi.
Uygulanmayan AİHM kararları: Kavala ve Demirtaş
Peki Türkiye’de son dönemde hangi AİHM ve AYM’nin ihlal kararları uygulanmadı?

AİHM’in Türkiye’de uygulanmayan en önemli iki kararı Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’a ilişkin.
AİHM, Kobani davasında 42 yıl hapis cezasına çarptırılan ve 9 yıl 3 ay 15 gündür tutuklu olan Selahattin Demirtaş’a ilişkin bugüne kadar üç temel ihlal kararı verdi.
20 Kasım 2018’de verilen kararda Demirtaş’ın 4 Kasım 2016’da tutuklanması siyasi olarak nitelendirildi. Karar, Türkiye tarafından uygulanmadı. AİHM Büyük Dairesi, bunun üzerine 22 Aralık 2020 tarihinde Demirtaş’ın ifade hürriyetinin, özgürlük ve güvenlik hakkının, serbest seçim hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Demirtaş’ın tutukluluğunu siyasi olduğuna karar veren AİHM, Demirtaş’ın derhal serbest bırakılmasına hükmetti. Bu karar da yerine getirilmedi.
AİHM, 8 Temmuz 2025 tarihinde de Demirtaş lehine yeni bir ihlal kararı verdi. AİHM, Demirtaş’ın Kobani davası bağlamında yeniden tutuklanmasının hukuki dayanağını ve “makul şüphe” kriterini karşılamadığını; tutukluluğun siyasi amaçla sürdürüldüğünü belirterek hak ihlali kararı verdi. Türkiye’nin bu karara yaptığı itiraz da reddedildi.
Demirtaş’ın avukatları, Demirtaş’ın aldığı 42 yıl hapis cezasının taşındığı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi’ne tahliye başvurusunda bulundu. Ancak daire, henüz kararı değerlendirmedi.

Diğer yandan kararın uygulanması için Avrupa Konseyi Bakanlar Konseyi süreci de devam ediyor.
AİHM, 8 yıl 3 aydır cezaevinde olan iş insanı ve insan hakları aktivisti Osman Kavala’nın Gezi davası kapsamında tutuklanması nedeniyle de iki ayrı ihlal kararına imza attı. İlki 10 Aralık 2019’da verildi. AİHM Dairesi, Kavala’nın tutukluluğunun siyasi olduğuna hükmederek tahliyesini istedi. Ancak karar uygulanmadı. AİHM Büyük Daire, 11 Temmuz 2022 tarihinde yeni bir ihlal kararı verdi.
Kavala, yargılama sonucunda 22 Nisan 2022 tarihide “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. AİHM Büyük Daire, bu mahkumiyete ilişkin Kavala’nın başvurusuyla ilgili duruşmanın 25 Mart 2026’da görüleceğini açıkladı.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, bu kararın uygulanmaması nedeniyle Türkiye’ye ilişkin denetim süreci başlatmıştı. Bu denetim sürecinin sonunda Avrupa Konseyi’nde Türkiye’ye karşı yaptırım kararları alınabilir.
AYM’nin Can Atalay ve Tayfun Kahraman kararları
AYM’nin Türkiye’de uygulanmayan en bilinen iki kararı, Can Atalay ve Tayfan Kahraman’ın başvurularına ilişkin.

AYM, 25 Ekim 2023 tarihinde TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin verdiği hak ihlali kararını tanımadı, kararı veren üyeler hakkında suç duyurusunda bulundu. AYM, 21 Aralık 2023’te ikinci kez ihlal kararı verdi. Yargıtay, bu kararı da uygulanmadı. Halen Can Atalay’ın AYM önünde bekleyen üçüncü bir başvurusu bulunuyor.
AYM, Gezi davasında Can Atalay gibi 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Tayfun Kahraman’ın 31 Temmuz 2025 tarihinde “adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının” ihlal edildiğine karar verdi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, bu kararı uygulamadı.
Anayasa ne diyor?
Türkiye, AİHS’ye taraf olduğu için AİHM kararlarını uygulamak zorunda. Anayasa’nın 90’ıncı maddesindeki “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. (…) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır” hükmü bağlayıcı nitelikte.
Anayasa’nın 153’üncü maddesi de AYM’nin kararlarına uyulmayı zorunlu kılıyor. Maddede “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar” deniyor.