Gazete Emek- Cumartesi Anneleri ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Güçlükonak Katliamı’nın 30’uncu yılında yeniden Galatasaray Meydanı’nda toplandı.
Bu haftaki açıklamada, 1996 yılında Şırnak’ın Güçlükonak ilçesinde gözaltına alındıktan sonra öldürülen 10 köylü için hakikat ve adalet çağrısı yapıldı.
İHD’nin açıklamasında, Türkiye’de adaletin yalnızca bugün işlenen suçlarla değil, geçmişteki ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşilmesiyle sağlanabileceği vurgulandı.

“İnkâr ve cezasızlık son bulsun”
Açıklamada şu ifadeler dikkat çekti:
“Adaletin sağlanması, yalnızca bugünün değil, geçmişte işlenen suçların da doğru, etkili ve bağımsız biçimde yargılanmasıyla mümkündür. Bunun için öncelikle kayıpların, katliamların ve ağır insan hakları ihlallerinin sürdürülmesini mümkün kılan inkâr ve cezasızlık pratiği son bulmalıdır.”
Cumartesi Anneleri, 30 yıldır aydınlatılmayan Güçlükonak Katliamı’nın tanıkları, mağdurları ve faili meçhul kurbanlarının aileleri adına adalet talep ettiklerini vurguladı.
Gözaltına alınan 10 köylü işkenceyle öldürüldü
Açıklamada olayın ayrıntıları yeniden hatırlatıldı:
10–12 Ocak 1996’da askerler Çevrimli ve Yatağan köylerine baskın düzenledi.
Gözaltına alınan Abdullah İlhan, Ahmet Kaya, Ali Nas, Neytullah İlhan, Halit Kaya ve Ramazan Oruç Taşkonak Jandarma Taburu’na götürüldü.
Burada ağır işkence sonucu yaşamlarını yitirdi.
15 Ocak’ta gözaltındakilerin serbest bırakıldığı iddia edildi, ancak tabura giden korucular Hamit Yılmaz, Abdülhalim Yılmaz ve Lokman Özdemir ile minibüs sürücüsü Ramazan Nas da öldürüldü.
10 kişinin cansız bedenleri minibüse bağlandı, yakıldı ve toplu şekilde gömüldü.
Bedensel kimlikler ailelere teslim edilmedi, yalnızca kimlik kartları verildi.
Tanıklıklar, itiraflar ve AİHM kararı
Cumartesi Anneleri, resmî makamların PKK saldırısı iddiasına rağmen tüm delillerin devlet sorumluluğunu işaret ettiğini anımsattı.
Açıklamada ayrıca:
Katliamı yerinde inceleyen Barış İçin Bir Arada Çalışma Grubu’nun rapora dayalı suç duyurusu,
Dönemin Devlet Bakanı Adnan Ekmen’in “arkasında devlet vardı, JİTEM’in işiydi” sözleri,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye’yi etkili soruşturma yürütmediği gerekçesiyle mahkûm etmesi,
hakikatin gizlenemeyeceğini gösteren önemli dönüm noktaları olarak sıralandı.
“Failler yargılansın, hakikat açıklansın”
Cumartesi Anneleri şu çağrıyı yineledi:
“Devletin yükümlülüğü suçun üzerini örtmek değil, hakikati açığa çıkarmaktır. Güçlükonak Katliamı’na ilişkin etkili soruşturma başlatılmalı, sorumlular yargı önüne çıkarılmalıdır. Kaç yıl geçerse geçsin adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz.”
Etkinlik Cumartesi Anneleri’nin kayıplarının isimlerini anarak yaptığı oturma eylemiyle sona erdi.

Sezgin Tanrıkulu: AYM ve AİHM kararları derhal uygulanarak Selahattin Demirtaş tahliye edilmelidir
Sezgin Tanrıkulu: AYM ve AİHM kararları derhal uygulanarak Selahattin Demirtaş tahliye edilmelidir
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Birgün