Meteoroloji uyardı: 41 ilde kar, sağanak ve fırtına alarmı
Meteoroloji uyardı: 41 ilde kar, sağanak ve fırtına alarmı
İçeriği Görüntüle

Gazete Emek- KCK, cihatçı HTŞ'nin kontrolündeki Şam yönetiminin, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik operasyonlarının "Türkiye'nin desteğiyle gerçekleştirildiğini" ifade ederek, "Hareketimizle Türkiye arasında süren ateşkes ve buna dayalı sürdürülen barış ve demokratik toplum sürecini de sorgulatmaktadır. Bu süreçte doğrudan Hareketimizi hedef alan saldırılar, hazırlandığı söylenen özel geçiş yasasının da bir çözüm adımı olmayacağını göstermektedir" dedi.

TIKLA: KÜRT SPORU İLE İLGİLİ HER ŞEY İÇİN ASP MEDYA TAKİP ET


KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Suriye'de Şam yönetimi ile SDG arasındaki görüşmelerin tıkanmasının ardından HTŞ ve beraberindeki güçlerin Halep'te Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine saldırıları hakkında bir açıklama daha yayımladı.
ANF'de yayımlanan açıklamada, süreç ve Türkiye'nin Suriye'ye yönelik politikaları sert bir dille eleştirildi.
Açıklamada, saldırıların "Kürtlerin yaşadığı tüm ülkelerde elde ettiği kazanımlara yönelik saldırıların devamı ve parçası olmaktadır" denildi.
"Süreci sabote eden yaklaşımlar ve politikalardan uzak durulması gerektiği" ifade edilen açıklamada, "Biz barış ve demokratik toplum sürecinde üzerimize düşen sorumlulukları tereddütsüz ve cesaretle yerine getirdik" ifadeleri kullanıldı.
AKP ve MHP'ye çağrıda bulunulan açıklamada, "Barış ve demokratik toplum sürecinin başarısı için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz. Halkımız ve demokrasi güçleri de Türk devletinin süreci sabote eden politikalarını durdurmaları için demokratik temelde mücadeleyi yükseltmelidirler" sözlerine yer verildi.
"DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ SABOTE EDİLİYOR"
KCK, açıklamasında kısaca şunlara vurgu yaptı:
"PKK kendisini feshetmişken, 1 Mart 2025’ten bu yana bir ateşkes durumu varken, sürekli PKK’nin dillendirilerek Kürt mahallelerine yapılan bu saldırılar Özgürlük Hareketine ve titizlikle uyguladığı ateşkesi bozmaya yönelik de bir saldırı olmaktadır. Hem bir süreçten söz edilecek hem de bu sürecin bir tarafı olan Özgürlük Hareketimize sürekli hakaret edilip saldırılacak! Bu yaklaşımla Rêber Apo’nun silahlı mücadelenin bırakılması ve ateşkese dayalı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı nasıl sürdürülecektir? Hem terörizm ve teröristler denilerek Kürtlere saldırılacak, hem de Kürt-Türk kardeşliğinden söz edilecek! Bunun Kürtler için bir inandırıcılığı olmayacağı açıktır. Halep’teki Kürt mahallelerine saldırı ve devlet yetkililerinin Hareketimize yönelik yaklaşım ve tutumları barış ve demokratik toplum sürecini sabote etme anlamına gelmektedir.
"ÖZEL GEÇİŞ YASASI ÇÖZÜM ADIMI OLMAYACAK"
Kürt mahallelerine saldırı ve Fırat’ın doğusuna yönelik saldırı hazırlıkları Hareketimizle Türkiye arasında süren ateşkes ve buna dayalı sürdürülen barış ve demokratik toplum sürecini de sorgulatmaktadır. Bu süreçte doğrudan Hareketimizi hedef alan saldırılar, hazırlandığı söylenen özel geçiş yasasının da bir çözüm adımı olmayacağını göstermektedir. Hareketimize yönelik bu kadar saldırı yürütülürken ve Kürtlerin demokratik iradelerine saldırılırken bu yasanın Hareketimiz ve Kürtler için demokratik siyaset alanı açacak bir nitelikte olması zor görünmektedir. Acaba, kabul edilmeyecek bir yasa çıkarılıp savaş mı başlatılmak planlanmaktadır? Ateşkes ve barış ve demokratik toplum sürecini sabote eden politika ve uygulamalar bunu düşündürmektedir.
Devlet yetkilileri ve sorumlu siyasi güçler, mevcut sürecin ruhuna ve amacına yönelik bir politika ve yaklaşım içinde olmalı ve süreci sabote edici adım ve uygulamalardan uzak durmalıdırlar. Halkımız ve demokrasi güçleri de Türk devletinin süreci sabote eden politikalarını durdurmaları için demokratik temelde mücadeleyi yükseltmelidirler."


Kaynak: Birgün