Gazete Emek - Ağca "Güzel dostlarım burada küt böreği diye bir börek yok. Küt küt kesilen bir börekleri de yok" dedi.

Kürt Böreği mi, Küt Böreği mi tartışmasına Börekçiler Derneği Başkanı son noktayı koydu

Gazeteci Baransel Ağca, "Kürt" böreği tartışmasına son noktayı koydu.

X hesabından açıklama yapan Ağca, "Sevgili arkadaşlar her yıl size bu böreğin adının KÜRT BÖREĞİ olduğunu ve bunun bölücülükle alakası olmadığını, bu böreğin bir İstanbul böreği olduğunu anlatıyorum. Şimdi Levent Börek adlı şirketin görseldeki saçmalığı nedeniyle tekrar anlatayım: Bu börek yaklaşık 120 yıl önce İstanbul’da Bingöl Kiğı, Bilece köyünden İstanbul’a gelmiş Mehmed Efendi tarafından yapılmıştır" dedi.

Ağca, şunları kaydetti:

"Mehmed Efendi Alevidir ve kendi kültürüne ait kömbe tarifinin işçileri daha tok tutacak bir börek yapmak adına değiştirip bugün bildiğimiz Kürt böreğini ortaya çıkarmıştır. Böreğe KÜRT ismini veren de kendisi değildir. Müşterileri, Mehmed Efendi Kürt olduğu için bu böreğe KÜRT BÖREĞİ demiştir. Yani bugün Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere gittiğinizde bu böreğin yapıldığını göremezsiniz. Çünkü bu börek İstanbul böreğidir. Ustası Kürt olduğu için müşterileri tarafından bu isim verilmiştir. Yıllarca kimse bu isimden gocunmamıştır. Bu hikaye geriye doğru gidilerek de kanıtlanabilir durumdadır. Zaten İstanbul’daki Kürt böreği ustalarının büyük çoğunluğu hala Bingöllüdür. Önemli bir bölümü Mehmet Efendi’nin akrabasıdır. Bu saçma söylentilerin 2010’dan sonra yeniden türemesi sonrasında börekçiler bir araya gelip dernekleşmiştir. KAYY-DER adlı bu dernek, KÜRT BÖREĞİ ismini TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU’ndan RESMİ olarak tescil ettirmiştir. 12 Eylülün karanlık dönemi hariç böreğe farklı bir isim koyma telaşı olmamıştır. 12 Eylül sonrasında küt denmeye başlanan bazı yerler olsa da 7-8 yıl sonra yeniden KÜRT BÖREĞİ denmeye devam edilmiştir. Yani ortada bir küt böreği yoktur. İstanbul’da işçileri tok tutması için yeniden yorumlanmış bir kömbe tarifi, tüketicilerin adlandırması ile KÜRT BÖREĞİ olmuştur. Bu böreği yapan adamın akrabaları hala İstanbul’daki börekçilerin çoğunluğunu oluşturur ve her yıl da KÜRT BÖREĞİ FESTİVALİ düzenlenir. Konu hakkında bir bok bilmeyen ve KÜT isminde ısrarcı arkadaşların en azından Küt böreği isminin nereden çıktığını, ustasının kim olduğunu ve marka tescil belgesini sunmasını bekliyorum. Bunlar yoksa dikkate almıyorum."

Alman bankası 2024 altın fiyatı tahminlerini paylaştı

Ağca meşhur 'Kürt Böreği'nin Arnavutluk'a ait olduğuna dair iddialara yerinde gezerek yanıt verdi.

Arnavutluk'u ziyaret eden Ağca, yıllarca Kürt Böreği olarak anılan böreğin isim tartışmasına son verdi. Ağca, "Bana özelden ve mention vasıtasıyla mabattan uydurma “Küt böreği”nin bir Balkan böreği olduğunu hatta Arnavut böreği olduğunu söyleyen arkadaşlar oldu. Hoş bir tesadüf olsa gerek 10 gündür Arnavutluk’tayım. Çok güzel börekler yapıyorlar. Hatta bence böreğin ve köftenin ana vatanı Balkanlardır. Fakat güzel dostlarım burada küt böreği diye bir börek yok. Küt küt kesilen bir börekleri de yok" dedi.

Ağca, şöyle devam etti:

RTÜK Başkanı çok dertli: Eşim ve kızımla dizi izleyemiyorum RTÜK Başkanı çok dertli: Eşim ve kızımla dizi izleyemiyorum

Fakat Kürt böreğine mantıken benziyor diyebileceğimiz bir mantı türü var. Samsa diyorlar. Rulo şeklindeki sade böreğin üzerine sarımsaklı yoğurt döküp lokum büyüklüğünde kesip yiyorlar. Bir de Krelan var. Bu mesela Dersim ve Doğu Karadeniz’deki bir börek türüne benziyor. Babuko der Dersimliler. Elle açılan sade börek parçalara ayrılıp kızarmış yağ ve yoğurt ile servis ediliyor. Ama küt böreği burada yok canlarım. Başka ülkeler üfürürseniz bakarım gidene de sorarım. Bu arada Arnavutluk’ta en yaygın börek çeşidi içli ve üçgen şeklinde kesilen börek. Harika yapıyorlar. Ben en çok soğanlı domateslisini sevdim. Gelmek isteyenlere öneririm. Bahsettiğim sade çeşitleri sokakta hiç görmedim ama internette buldum. Ekte paylaşıyorum. Bu arada Arnavutluk’tan ülkemize geldiği garanti olan şey poğaça içi sade börektir. Onun da görselini paylaşıyorum. Poğaça içine krelan koyuyorlar. Bunun İzmir’den türemesi de oradaki göçmen Arnavut nüfusla açıklanabilir sanırım."

Editör: Bekir GÜNEŞ