Gazete Emek- Migros’un 2026 yılı için asgari ücretin yalnızca yüzde 1 üzerinde zam teklif etmesine tepki gösteren depo işçileri, “Bu bir sefalet zammıdır” diyerek 7 ilde 10’dan fazla depoda iş bıraktı. DGD-SEN öncülüğünde sürdürülen eylemlerde işçiler yüzde 50 zam, verginin işveren tarafından karşılanmasını istiyor. İşçiler talepleri karşılanana kadar iş bırakma eylemlerine devam edecek.
Perakende zinciri Migros’ta taşeron sistemi ile çalıştırılan depo işçileri, şirketin 2026 yılı için sunduğu ücret artışı teklifini kabul etmeyerek iş bıraktı. Migros yönetiminin asgari ücretin yalnızca yüzde 1 üzerinde zam önermesi, işçiler tarafından “sefalet zammı” olarak nitelendirildi.
Eylemler İstanbul, İzmir, Adana, Bursa, Kocaeli ve Diyarbakır başta olmak üzere 7 ilde, 10’dan fazla depoda sürüyor. İşçiler, talepleri karşılanana kadar depolardan çıkmayacaklarını belirtiyor. Adana’da iş bırakma eyleminin ikinci gününde işçiler depo girişinde kararlı şekilde duruyor. Mücadeleyi işçi arkadaşlarına devrettikleri vardiya değişimi işçilerin hareketlendikleri kararlılıklarını daha kalabalık gösterdikleri anlara sahne oluyor. Kol kola giren işçiler, “Direne direne kazanacağız” birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atarak seslerini duyuruyorlar. Yoldan geçen tırlar kornalarla eyleme destek veriyor.
“Bu ücretlerle ayı çıkaramıyoruz yüzde 50 zam istiyoruz”
Adana’da OSB ve Sarıçam depolarında görüştüğümüz işçiler, temel taleplerinin yüzde 50 zam ve gelir vergisinin işveren tarafından karşılanması olduğunu dile getirdi. Depo işçileri 2025 yılı ücretlerinin yaklaşık 26 bin TL olduğunu, mevcut yaşam koşullarında bu ücrete teklif edilen yüzde 28 zamla geçinmenin mümkün olmadığını vurguluyor.
İşçilerden Murat Bozay, taleplerini şöyle özetledi, “Bizim isteğimiz çocuklarımıza, evimize yaşanılabilir bir ücret götürmek. Vergiyi patronların ödemesini istiyoruz. Asgari ücret zammı yüzde 27 ama bize bunun üstüne sadece yüzde 1 teklif ediliyor. Komik rakamlar bunlar. Toplamda yüzde 50 zam talep ediyoruz.” Bozay, “Bir çocuğun okul masrafı 10 bin lirayı buluyor. Geri kalan pazara, mutfağa gidiyor. Kendimize sosyal bir faaliyet ayıramıyoruz. Sendika istiyoruz” dedi.
Vergi dilimleri yoksulluğu derinleştiriyor
İşçiler, özellikle yılın ikinci yarısında artan vergi dilimlerinin maaşları daha da erittiğine dikkat çekiyor. Selim Özek, yaşadıkları durumu şu sözlerle anlattı, “Vergi dilimleri yüzünden 7–8. aydan itibaren sefalet içindeyiz. Devletin kestiği vergilerle bittik. Sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz.” Migros’ta çalıştığını söylediğinde çevresinden “işin iyi” tepkisini aldığını söyleyen Özek, “Ama taşeron olarak çalıştığımız için bize bir şey verilmiyor. Görünenle yaşanan aynı değil” diye konuştu.
“Söz verdiler ama tutmadılar”
Ali Fırat Algıner ise Migros yönetiminin daha önce verdiği sözleri hatırlatarak şunları söyledi, “2–3 ay önce ‘Yılbaşına kadar idare edin, yılbaşından sonra her şey istediğiniz gibi olacak’ dediler. Sözlerinde durmadılar. Perşembe günü gelip yüzde 1 zam yapıldı dediler.” Algıner, banka promosyonlarının da verilmesini istediklerini belirterek, “Biz insanca yaşamak istiyoruz. Haklıyız ve hakkımızı alacağız” dedi.
“Hakkımızı alana kadar buradayız”
Depo işçileri, düşük ücret, ağır vergi yükü ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı mücadeleyi büyüteceklerini vurguluyor. İşçiler, sendikal hakların tanınmasını, ücretlerin insanca yaşam düzeyine çıkarılmasını ve verdikleri emeğin karşılığını alana kadar eylemlerini sürdüreceklerini söylüyor.

SOL Parti’den Temel Conta işçilerine destek
SOL Parti’den Temel Conta işçilerine destek
İçeriği Görüntüle


Kaynak: Evrensel