Gazete Emek- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına rağmen cezaevinde tutulan iş insanı Osman Kavala konusunda bir gelişme beklediklerini açıkladı. Özel, eski CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Hançerlendim” sözüne ilişkin soruya da yanıt verdi.

Özel, Kılıçdaroğlu'nu 'hançer' sözütle ilgili "O değerlendirmelerin çok önemli bir kısmını hiç üstüme almadım, hançer mançer. Biz hançer bahsini sayın genel başkanla kurultayda kapattık" dedi.
Kılıçdaroğlu, Mayıs 2023 seçimler sonrasında partisinde başlayan ‘değişim’ tartışmaları ve ardından yaşanan kurultay sürecinde sık sık “Hançerlendim” ifadesini kullandı. Geçtiğimiz günlerde de katıldığı bir televizyon programında aynı ifadeyi kullanan Kılıçdaroğlu, “Boşuna demiyorum hançerlendiğimi” demişti.

'BEN GENEL BAŞKANIN BÖYLE BİR KASTI OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM'

Sözcü'den İpek Özbey'e konuşan Özel, Kılıçdaroğlu'na ilişkin şu şekilde konuştu:

"O değerlendirmelerin çok önemli bir kısmını hiç üstüme almadım, hançer mançer. Biz hançer bahsini sayın genel başkanla kurultayda kapattık. Ben bu partide kimsede hançer olmadığını ifade etmiştim. Ve sayın genel başkana yönelik olarak da ne kendime ne siyasi bir arkadaşıma bunu yakıştırmam. Ama şöyle bir gerçek var: Tabii çok farklı değerlendirmeler oluyor. Hz. Ali filan, hançeri de bazı siyasetçiler üzerinden değerlendiriliyor. Ben genel başkanın böyle bir kastı olmadığını düşünüyorum. Ve CHP’de ne genel başkan ne herhangi birimiz meseleye bu boyutuyla bakmıyor, sosyal demokrat bir partide.

'CHP GENEL BAŞKANLARININ BÖYLE BİR SORUMLULUĞU VAR'

Hançer demokrasiye ait bir enstrüman değil. Demokraside itiraz edersiniz, kabul olmazsa daha kuvvetli itiraz edersiniz. Ayrılıklar olabilir, yarışlar olabilir ama en sonunda biz Atatürk’ün kurduğu bir partide aynı partinin evlatlarıyız. O yüzden kimsenin kimseye böyle demokrasi dışında bir şey yapmasına geçmişte genel başkan izin vermezdi, bugün de ben izin vermem. CHP genel başkanlarının böyle bir sorumluluğu var."

'PARTİ ŞU ANDA İKTİDAR LİMANINA DOĞRU HAREKET ETMİŞ DURUMDA'
14-28 Mayıs seçimlerinin ardından geçtiğimiz yıl Haziran ayında 'değişim' tartışmalarının yaşandığı bir dönemde Kılıçdaroğlu’nun, “Gemiyi sağlam limana götürmek yine kaptanın görevidir. Gemiyi sağlam limana götüreceğimi herkes bilsin” kullandığı ifadelerinin de hatırlatıldığı konuşmada Özel şunları söyledi:

"Parti şu anda başka bir limana doğru, iktidar limanına doğru hareket etmiş durumda. 47 yıl sonra Atatürk’ün partisini birinci parti yaptık, şimdi iktidara, bir başka limana hareket halindeyiz. Ve o da iktidar limanı. Bu sefer Atatürk’ün partisini ikinci yüzyılın ilk genel seçiminde iktidar yapacağız."

'OSMAN KAVALA KONUSUNDA BİR GELİŞME BEKLİYORUM'

Özel ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşmesinin ardından başlayan iki liderin de farklı tanımladığı 'yumuşama' ve 'normalleşme' süreciyle çokça konuşulan Kavala'nın tutukluluğuyla da ilgili 'Bir gelişme bekliyor musunuz?' sorusuna da Özel, "Bekliyorum. UYAP’ta yazıyor zaten. Dosya Adalet Bakanlığı’na çekildi diye. Kanun yararına bozma yönünden inceleniyor." yanıtını verdi.

Özel, 'Yakın zamanda bir sonuç alınır mı?' sorusu için de şu şekilde konuştu:

Erdoğan, Demirtaş ve Kavala’ya “terörist” dedi, İspanyol gazeteciye çıkıştı: “Başını sallama!” Erdoğan, Demirtaş ve Kavala’ya “terörist” dedi, İspanyol gazeteciye çıkıştı: “Başını sallama!”

"Hem bekliyorum, ümit ediyorum. Bu konu Sayın Erdoğan’la yaptığım görüşmelerde gündemim arasındaydı, bu konuda bir adım atılmasını, harekete geçilmesini, Türkiye’nin çıkarları ve Gezi’de bulunan insanların aileleri açısından ayrı ayrı çok önemsiyorum."
'BAHÇELİ’NİN GRUP KONUŞMASINDAKİ ÜSLUBUNU BENİMLE YAPTIĞI GÖRÜŞMEDEKİ ÜSLUBUYLA BAĞDAŞTIRAMADIĞIM'

Özel, Erdoğan'la görüşme sonrası siyasette yumuşama veya normalleşme için iktidar ortağı MHP'nin genel başkanı Devlet Bahçeli'nin bu sürece yönelik tavrı için de şunları söyledi:

"Benim Sayın Bahçeli’yle yaptığım görüşmede tam tersi bir atmosfer vardı. Çok özele girmem doğru olmaz ama Sayın Bahçeli’nin de bu konuda önemli tespitleri vardı. Ve ben görüşmede kendisinin fikirlerinden istifade ettiğimi kendisine de ifade ederek ayrıldım. Ama tabii siyasi partilerin grup konuşmaları, kendi gruplarına ve tabanlarına yapılan konuşmalar.

Sayın Bahçeli’nin grup konuşmasındaki üslubunu benimle yaptığı görüşmedeki üslubuyla bağdaştıramadığım için o metni yazan, metne katkı sağlayanlardan ikisinin -ki normalleşme sürecinden korktukları için- yaptığını düşündüm ve açıkladım."

SİNAN ATEŞ CİNAYETİ

Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in Ankara'da sokak ortasında öldürülmesinin MHP yönetimiyle ve tetikçi Eray Özyağcı’nın kaçırılmasında kullanılan iki aracın Ülkü Ocakları'yla bağlantısının ortaya çıkması sonrası yaşananları da değerlendiren Özel, şunları söyledi:

"Çünkü normal bir demokraside başkentin ortasında bir siyasi cinayet işlendiğinde o nereye gidiyorsa gider ve buna hiçbir parti engel olmaz. Hatta somut gerçeğe, hakikate ulaşılması için elinden geleni herkes yapar. Maalesef MHP bu demokratik, beklenen ve olmazsa olmaz davranışın çok dışında. Ve bunda yavaş yavaş o iki kişinin sorumluluğu daha da somutlaşıyor. Sayın Ali Yerlikaya’nın Bahçeli’yi ziyaretinden sonra Olcay Kılavuz’un görevden alınması..."

'CİNAYETLE OLCAY KILAVUZ'UN BİR BAĞLANTISI VAR'
Ateş soruşturmasında adı geçen ve MHP’nin TBMM Grup Danışmanlığı görevinden alınan Olcay Kılavuz'a ilişkin de konuşan Özel, "Bağlantı olduğunu mu düşünüyor musunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Düşünüyorum. Geçen sefer milletvekili, bu sefer de milletvekili adayıydı. Görevden alınması bu anlamda son derece önemli bir işarettir ve benim işaret ettiğim, isimlerini söylemediğim halde hakaretlerle cevap veren iki kişinin Olcay Kılavuz’la olan ilişkileri de malumdur. Bu iş nereye kadar gidiyorsa gitmeli, hem MHP hem Türkiye siyaseti bu yükten kurtulmalıdır. Bunu taşıyamayız.

Ve memnun olduğum bir kısım da, bu iki kişi dışında, MHP’de bu ikisini savunan kimse olmadı. Hatta keşke görev bölümü yapsalardı biri birini, biri diğerini savunsalardı hiç olmazsa kendilerini kendilerinden başka savunan olurdu."

Kaynak: Artı Gerçek 

Editör: şilan