Gazete Emek- Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Suriye Geçici Hükümeti arasında bir anlaşma yapılmış olsa da Kuzeydoğu Suriye’deki kuşatma devam ediyor. Başta temel ihtiyaçlar olmak üzere sağlık ve eğitim haklarından mahrum bırakılan halk, adeta nefessiz bırakılmak isteniyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Aksaray Şube Eşbaşkanı Diren Can Kaya ile Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Egitim Sen) İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır, sağlık hakkının tesisi için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın bir an önce açılması çağrısında bulundu.
SES Şube Eşbaşkanı Diren Can Kaya, barış ve demokrasi isteyen vicdan sahibi herkesin bu süreçte savaş karşıtı bir tutum sergilemesi gerektiğini belirtti. Sağlığın, kişinin bedensel, ruhsal, sosyal ve siyasal yönden tam bir iyilik hali olduğunu ifade eden Kaya, “Fakat mevcut savaş koşullarını ele aldığımızda ortada sağlığa dair herhangi bir durum kalmamıştır. Yürütülen bu savaş esnasında çok sayıda hak ihlali ve sağlığa yönelik saldırılarla karşılaştık. Önce Alevi ve Dürzilere yönelik saldırılar, sonrasında Halep’te başlayan kuşatma ve operasyonlarla birlikte Heyva Sor’un açıklamasına göre üç sağlık emekçisinin rehin alındığını gördük. Bununla da sınırlı kalınmayarak Halep’te bulunan hastanelere bombalı saldırılar düzenlendiğine şahit olduk” dedi.
‘Cenevre Sözleşmesi ihlal ediliyor’
Cenevre Sözleşmesi ve birçok uluslararası sözleşmeye göre Kuzeydoğu Suriye’de yaşanan savaş sırasında ciddi hak ihlallerinin mevcut olduğunu kaydeden Kaya, uluslararası hukuka göre silahlı ya da silahsız sağlık emekçilerinin kesinlikle hedef alınamayacağını vurgulayan maddeler olduğunu hatırlattı. Kaya, “Sağlık emekçilerinin hedef alınması ve sözleşmelerin ihlal edilmesi dünya kamuoyunda ciddi kaygılar uyandırmaktadır. Savaşın gerçekliği ortadadır ve her an her yerde bu koşullar devam etmektedir. Sağlık emekçilerinin kendi yaşamlarından kaygı duydukları bir ortamda hizmet sunabilmeleri neredeyse imkansızdır. Bu hak ihlallerini yaratan zihniyet, bebeklerin, yaşlıların ve kronik hastaların sağlığa erişimini engelleyerek halkı mecburi göçe zorlamaktadır. Sağlığa erişimin engellenmesi, Cenevre Sözleşmesi’nin doğrudan ihlalidir. Sağlığı sadece hastalık ve hastaneler boyutuyla ele almamalıyız. Rojava’da su kaynakları, yakıt lojistiği ve tarım arazileri hedef alınıyor. Bunlar yapıldığında doğal olarak sağlıksız bir yaşam ortamı oluşturuluyor” diye konuştu.
‘Mürşitpınar Sınır Kapısı derhal açılsın’
Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın vakit kaybetmeden açılması gerektiğinin altını çizen Kaya, başta temel gıda olmak üzere birçok sağlık malzemesinin halkla buluşması gerektiğini kaydetti. Kaya, “Türkiye Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, Dünya Sağlık Örgütü ve bağlı bulunduğumuz diğer uluslararası kuruluşlara çağrılarımızı yineledik. Sağlık Bakanlığına, koşullar uygun hale getirildiği takdirde üyelerimizden oluşan gönüllü listeleriyle sağlık hizmeti sunmaya hazır olduğumuzu bildirdik. Halk sağlığı adına üzerimize düşen her görevi yapmaya hazırız. Emek ve meslek örgütlerini bu hak ihlalleri karşısında duyarlı olmaya ve mücadele etmeye davet ediyoruz” dedi.
‘Eşitlikçi bir yaklaşım sergilenmiyor’
Eğitim Sen İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır ise Kuzeydoğu Suriye’de yaşananların bölgesel ve küresel güçlerden bağımsız olmadığını ifade etti. Türkiye’de bir yandan çözüm süreci devam ederken diğer yandan Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik saldırıların sürmesini çelişki olarak nitelendiren Bayındır, “Türkiye’nin daha kapsayıcı ve eşitlikçi yaklaşması gerekir. Rojava’da yaşananların uluslararası hukukta yeri yoktur, savaşın dahi bir hukuku vardır. Eğitim ve bilim emekçileri olarak tutumumuz her zaman emekten, barıştan ve özgürlükten yanadır” diye konuştu.

Suriye’de güvenlik ve entegrasyon adımı: Anlaşma sahada uygulanmaya başladı
Suriye’de güvenlik ve entegrasyon adımı: Anlaşma sahada uygulanmaya başladı
İçeriği Görüntüle

/Kaynak: MA/