Gazete Emek - Süper Lig’in 30 hafta maçında Fenerbahçe, deplasmanda Trabzonspor ile karşılaşmış, maç bitimi olay çıkmıştı. Maç bitimi Trabzonspor taraftarı sahaya girdi ve Fenerbahçeli oyunculara saldırmıştı.

Olaylı maçın ardından açıklama yapan Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, "Ben Trabzonspor Kulübü Başkanı olarak şunu net söyleyeyim. Trabzonspor, yaşanan olaylar nedeniyle ceza almayı hak etmiştir. Daha önce bu ülkede pek çok maçta sahaya yabancı madde atıldı, stadyumlar yakıldı, polis arabaları ters çevrildi. Ancak herkes için adalet istiyoruz. Sahaya giren bir taraftar, güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilmişken, şerefsizce bir saldırıya uğradı. Yerde yatan insanın kafasına vurmak delikanlılığa da insanlığa da sığmaz” dedi.

Ertuğrul Doğan'ın açıklamaları şu şekilde:

"Konuşulacak çok şey var ama işin sonunda söyleyeceğimi başında söyleyeyim. Türkiye'de hiç kimse, hiçbir camia, hiçbir kurum, hiçbir basın bu güzide şehrimizin şerefli taraftarları hakkında bugüne kadar konuştuklarının hesabını bize verecekler. Bu konuşulanlar, bu davranış şekli Trabzonspor camiası tarafından unutulmayacak, hesabı tek tek sorulacak.

Pazar günü bizim de istemediğimiz, sonuçlarını tasvip etmediğimiz bir maç oynandı.

Amedspor Şampi… Amedspor Şampi…

Ben ilk maça gitmek istiyorum. Biz bu gerilen ortamın farkında olduğumuz için Fenerbahçe ile olan ilişkilerimizi belli bir seviyede tuttuk. İlk maçımızda başlayan güzel süreç... Bizi ilk maçta çok iyi ağırladılar, biz de onları iyi ağırlayacaklarımızı söylemiştik.

Trabzonspor camiası içerde birbirini yiyebilir ama dışarıda her zaman tek yumruk halindedir. Siyasetçisinden iş adamına, tüccarına her türlü Trabzonlu, Trabzonspor'un haklarını savunmak için her şeyi yapacaktır.

Açık açık söylüyorum. İki takım üzerine kurulan bir lig, iki takım üzerine oynanan bir oyun, net olarak söylüyorum, iki takımın mücadelesinin Anadolu takımlarına yansıtılması. Anadolu takımlarından hunharca hesap sorulur gibi tüm sezon boyunca haklarının gasp edilmesi... Trabzonspor, Anadolu'nun ağabeyidir, en büyük savunucusudur. Bu şehrin taraftarları ve gençleri, futboldan ciddi anlamaktadır. Sahada neyin ne olduğunu görmüştür. Bu uzun zamandır bizleri, şehrimizi, Anadolu takımlarının başkanlarını, yöneticilerini sezon başından beri germektedir. Trabzonspor maçlarında devreye girmeyen VAR'daki sahtekarlar, Galatasaray ve Fenerbahçe maçları olunca 3-5 pozisyon geriye giderek, bir şekilde bir bahane üreterek 90'larda, 90 artılarda yapılanları bu insanlar görmüyor mu!

Biz geldiğimizden beri adalet diyoruz ama kendi içimize de bakacağız. Taraftarımız davasında ne kadar haklı olursa olsun ki haklıdır, sahaya müdahale edilmemelidir. Camiamız da bunu istemiyor. Yönetim, bu camianın hakkını rahatlıkla savunabilir. Sahaya inmekle bir şey olmuyor. Olacaksa biz yaparız, hem de kralını yaparız ama bir şey olmuyor.

Trabzonspor bu maçtan dolayı bir ceza almalıdır, alacaktır.

Bu maçta, sahaya giren ve güvenlik tarafından etkisiz hale getirilen bir kişiye şerefsizce saldırıldı. Bu ne adamlığa ne delikanlılığa sığar.

Tribünlere bakmak, elleri cebinde havalimanında o bakışları atmak... Bunun ne anlama geldiğini Fenerbahçeliler de biliyordur, zaten herkesi kast etmiyorum. Tribünlere el kol hareketi yapılırsa, olta çekme hareketi yapılırsa... Sonra da 'Sevinmek bizim hakkımız değil mi?' diyorlar. Tabii ki sevinmek herkesin hakkı. Trabzonspor ilk defa evinde maç kaybetmiyor.

Fenerbahçe içinde de oyuncuların abartmasını engellemek isteyenler vardı. Mesela Serdar Dursun, ben kendi arkadaşlarını kaç kere uyardığını gördüm.

Son olarak biraz önce bir haber aldık, taraftarlarımızdan birinin tutuklandığını öğrendik. Ben merak ediyorum. Türkiye'nin neresinde, hangi şehrine sahaya giren biri herhangi bir darp olayına girmediği halde tutuklanmıştır. Bunun neresinde adalet var?

Kimse aklından şunu çıkarmasın; Trabzonspor camiası, yapılanları asla unutmayacak. Televizyonda şaklabanlık yapanları da unutmayacak, sosyal medya delikanlılarını da unutmayacak, klavye delikanlılarını da unutmayacak ve hepsinin peşinden tek tek giderek hesabını soracak."

Editör: Bekir GÜNEŞ