Gazete Emek- Konsey sözcüsü Kenan Weqaf, yeni siyasi oluşumun Lazkiye, Tartus, Humus vilayetleri ile Hama ve Ghab Ovası’nın bazı bölgelerini kapsadığını duyurdu.
Bildiride her bölgeye kendi kaynaklarını kendi kullanma ve iç çatışmalarına son verme yetkisi verilmesi gerektiği, bu yolla adaletin güç değil demokrasi ve adalet ile sağlanabileceği vurgulandı. Konseyin, Suriye’deki Alevi toplumu tarafından, “Geçici yönetim tarafından dayatılan ayrımcı politikalar” sebebiyle kurulduğu belirtildi.
‘ERDOĞAN TARAFINDAN SİSTEM DESTEKLENİYOR’
Ayrıca bildiride Şam’daki geçici HTŞ yönetimi hakkında “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümeti tarafından desteklenen belirli bir siyasi dönemde iktidarı ele geçiren terörist sistem” ifadeleri kullanıldı. Suriye'de ateşkes ve siyasi çözüm çağrısında bulunan 2254 sayılı BM çözümü hatırlatıldı.
Aleviler, Suriye’de “tek renkli devlet” fikrini reddettiklerini söylerken Suriye’deki bütün terörist grupların çekilmesini talep etti.
Konsey bildirisinde, son olarak federal birlik sisteminin Suriye için en iyi yönetim biçimi olduğu tekrardan vurgulandı.
LAİK YÖNETİM ÖNGÖRÜLÜYOR
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, yeni kurulacak konsey, yönetim biçiminde sivil ve laik bir sistem öngörüyor. Federalizm prensiplerine uygun şekilde “adalet, yurttaşlık ve insan haklarına saygılı, din ve millet ayrımı yapmayan” olarak tanımlanan bir sistem planlanıyor.
Aynı zamanda konsey, Şam’daki HTŞ yönetiminin geçiş dönemindeki katliamlarına da atıfta bulunarak savaş suçlarının Uluslararası Adalet Divanı’na taşınacağını belirtiyor. Bu kapsamda hem Suriyeli hem de uluslararası hakimler soruşturma için görevlendirilecek.
∗∗∗
BM KOMİSYONU: SAVAŞ SUÇU İŞLENDİ
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’nun, geçen haftalarda yayımladığı bir raporda HTŞ'nin yönetime geçmesinin ardından Suriye'de yapılan Alevi katliamlarına yönelik "Alevi topluluklarını hedef alan şiddet olaylarının yaygın ve sistematik olduğu ve muhtemelen savaş suçu teşkil ettiği belirtiliyor" denilmişti.
66 sayfalık şiddet raporuna ilişkin yapılan duyuruda şu ifadelere yer verilmişti:
“Alevî toplulukları hedef alan ve mart ayı başında katliamlarla doruğa ulaşan şiddet olayları arasında cinayet, işkence ve ölülerin muamelesine ilişkin insanlık dışı eylemler, yaygın yağma ve evlerin yakılması yer aldı. Bu olaylar on binlerce sivilin yerinden edilmesine neden oldu. Bu korkunç eylemlerin bazıları, sivillerin istismar ve aşağılanma görüntüleriyle birlikte filme alınarak sosyal medyada yayıldı.
Bu eylemler, geçici hükümetin güçlerinin üyeleri ve onlarla birlikte veya yakınlarında faaliyet gösteren özel şahıslar ile eski hükümet yanlısı savaşçılar veya sözde “kalıntılar” tarafından gerçekleştirildi. İhlaller, savaş suçu teşkil edebilecek eylemleri de içeriyordu.
Birçok yerde belgelenen rahatsız edici bir cinayet modelinde, erkekler önce Alevi mezhebine mensup oldukları tespit edildikten sonra kadın ve çocuklardan ayrılıp dışarı çıkarılarak infaz edildi.
Cesetler günlerce sokaklarda bırakıldı, ailelerin dini törenlere uygun olarak cenaze törenleri düzenlemesi engellendi, diğerleri ise uygun belgeler olmadan toplu mezarlara gömüldü.”

Rusya’nın doğusunda 8,8 büyüklüğünde deprem
Rusya’nın doğusunda 8,8 büyüklüğünde deprem
İçeriği Görüntüle


Kaynak: Birgün