Trendyol 1. Lig’de lider konumda bulunan Amedspor, şampiyonluk yolunda sağlam adımlar atmak ve süreci garanti altına almak istiyorsa üç kritik kararı ivedilikle hayata geçirmelidir.
İlk karar, oyun sisteminin temel taşı olan diziliş ve konum alışıyla ilgilidir. Teknik direktör Sinan Kaloğlu’nun daha önce dile getirdiği “gönlüm üçlü oynamaktan yana” yaklaşımı, son dönemde yapılan transferlerle birlikte artık çok daha gerçekçi ve mantıklı bir zemine oturmuştur. Üçlü defansif yapıya geçiş, sadece tercih meselesi olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelmiştir.
Ancak bu geçişin başarısı, sahada kompakt bir ilişki ve mesafe düzeninin kurulmasına bağlıdır. Kompaktlık sağlanamazsa, üçlü ya da dörtlü fark etmeksizin sistemin etkinliği ciddi biçimde azalır. Bu nedenle diziliş tartışması bir an önce sonlandırılmalı ve üçlü savunma kesin bir kararla uygulanmalıdır.
İkinci karar, yabancı oyuncu kontenjanıyla ilgilidir. Kadroda mevcut fazla yabancı sayısı, sürdürülebilir değildir. Rasyonel bir kadro yapılanması için bir yabancıdan vazgeçmek kaçınılmaz görünmektedir. Bu seçimde belirleyici unsur yine sistem tercihi olacaktır.
Eğer üçlü savunmaya geçilecekse, Poko ve Traore’den birini göndermek hem mantıksız hem de tutarsız olur. Çünkü ikinci bölgede bu iki oyuncunun yan yana oynatılması adeta bir zorunluluktur. Poko’nun sahaya kattığı dinamizm ve enerjiden, Traore’nin ise oyun görüşü ve kurucu özelliklerinden vazgeçmek takımın genel performansını olumsuz etkiler.
Bu çerçevede önerilen yapı şu şekildedir: Üçlü savunmanın hemen önünde agresif bir dörtlü orta saha hattı oluşturulmalı. Bu hattın agresif yönünü Poko ve Sinan üstlenirken, kurucu ve oyun kurma sorumluluğunu Traore ile Dia Saba taşımalıdır.
Hücum üçlüsü ise Diagne, Dimitrov ve Hasani’den oluşmalıdır. Üçlü savunmayı Mehmet Yeşil, Oleksandr Sirota ve Tarkan Serbest’in taşıyabilecek kapasitede olduğu açıktır. Bu kadro kurgusu içinde kalan diğer yabancı oyuncuların gönderilmesi, hem kontenjan hem de takım dengesi açısından en sağlıklı çözüm olacaktır.
Üçüncü ve belki de en kritik karar ise takım içindeki keyfiyet ve otorite sorunudur. Diagne ve Dia Saba’da gözlemlenen fiziksel düşüşlerin temelinde idari ve disiplin kaynaklı sorunlar yatmaktadır. Bu iki önemli oyuncunun formda tutulabilmesi için net bir otorite yapısı kurulmalıdır.
Oyundan alınan bazı oyuncuların teknik ekibe yönelik tepkilerinin önüne geçilmeli, saha içi kararlara müdahale edilmemelidir. Örneğin Adana Demirspor maçında Diagne’nin oyundan alınması gerekliliği açıkça ortadayken, bu konuda kimsenin cesaret gösterememesi takımın genel disiplinini zedelemiştir.
Şampiyonluk hedefi taşıyan bir ekipte, oyun gerektirdiğinde en kritik oyuncular dahil herkes için aynı kararlılık gösterilmelidir. Amedspor eğer gerçekten şampiyonluk istiyorsa, bu üç kararı gecikmeden almalı ve uygulamaya koymalıdır. Her geçen hafta bu kararların ertelenmesi, liderliğin korunmasını riske atarken şampiyonluk yolundaki avantajı da törpülemektedir. Artık laf değil icraat zamanıdır.