Kîne Em’in Cevabı Sahadaydı;

Hafta içinde Beşiktaş maçını konuşurken bir soru bırakmıştık ortaya:

Bêje Amed, Kîne Em?

Dün gece cevabı sahadaydı. Maçtan önce tribünde açılan o görkemli “em hatın” koreografisi gecenin ilk cümlesiydi.

Biz geldik.

Sonra takım çıktı ve devamını yazdı. Gift Orban’ın golü, Saba’nın aklı, Furkan’ın ince dokunuşu… Üç güzel gol, doksan dakikalık büyük bir mücadele ve Beşiktaş karşısında 3-2’lik görkemli bir galibiyet.

Amedspor yine birlikte durdu. Gerektiğinde daraldı, gerektiğinde öne çıktı; rakibinin formasına değil oyununa baktı. Beşiktaş’ın kaliteyle geri dönmeye çalıştığı anlarda telaşa kapılmadı, son bölümde on kişi kalmasına rağmen elindeki maçı bırakmadı. Nasıl oynanması gerekiyorsa öyle oynadı Amedspor.

Besnik Hasi de elindeki sınırlı seçeneklerden sahada giderek daha belirgin bir karakter çıkarıyor. Birbirinin açığını kapatan, beraber koşan, ne zaman bekleyip ne zaman öne çıkacağını her hafta biraz daha iyi bilen bir takım…

Ve tribünler. Ve bizler , rengahenk duruşumuzla, govendimizle, kesk û sorumuzla…

Daha maç başlamadan belliydi gecenin başka türlü olacağı.
Avrupa’dan, İstanbul’dan, bölgenin dört bir yanından aynı şehre akan insanlar… Tribün aralarında tutulan halaylar, babasının omzunda maçı bekleyen çocuklar, beyaz tülbenliler, içimizde bastrılmış, yok edilememiş bir yerden yükselip bütün stada yayılan Kürtçe ezgiler…

Bu dil yalnız evde konuşulmaz artık var olmak için. Sokakta, caddede, pazarda , tribünde söylenir, bir ezgiden çıkar, bir gol sevincinde hiç tanımadığın insanın omzuna el olur.
Dün gece Amed’de biraz da bunun büyüsü vardı. Son düdükle şehir, şehirler… hep bir ağızdan…

Çünkü Amedspor ligin yenisi olarak çıktığı yolda Trabzonspor’u yenmiş, Başakşehir’e beş atmış, şimdi de Beşiktaş’ı üç golle geçmişti… Kine em titretiyordu artık rakip ayakları bu sahaya gelirken. Tabelada yalnız Amedspor 3 - Beşiktaş 2 yazmıyordu.
Bir başka şey daha yazıyordu: Lider Amedspor.

Evet lige verilen araya tepede, lider giriyoruz. Daha yol uzun. Eksikler de var, zor günler de gelecek. Alışkınız, aşarız, aşacağız …
Onları sonra konuşuruz. Hakemin rakipten yana kullandığı takdir haklarını , bitmeyen uzatmayı, saha yeşil- taraftar kırmızı diyen bize karşı e ma sarı da hakemden olsun der gibi cebine girmeyen kartlarını…şimdlik bırakalım bir kenara

Şimdilik bırakın çocuklar Kürtçe şarkılarını söylesin, halay biraz daha uzasın, yeşil ile kırmızı güneşin aydınlığında , hepimizin içinde biraz daha ihtişamla büyüsün.
Önümüzdeki günlerde puan cetveline her baktığınızda en üstte o dört harfi göreceksiniz:

AMED !

Keyfini çıkarın.

Takım sahada bizler halayda cevap verdik:

Kîne em? Kurd in em !

E hadi, o müthiş sosyolojik soruyu hatırlayarak diyelim…

Konışşş, lider kim?