Amedspor futbolcularının ve teknik ekibin Kürtlerle ne ölçüde bağ kurduğunu bilmiyorum. Ancak şunu açıkça söylemek gerekir: Bugün oynanacak Sivasspor maçı hangi skorla sonuçlanırsa sonuçlansın, hatta en şanlı şampiyonluk dahi kazanılsa; eğer bu başarı Kürtlerin acılarına, hafızasına ve hikâyelerine temas etmiyorsa gerçek anlamını bulmayacaktır.

Biz sahada yalnızca bir oyun değil, bir ruh görmek istiyoruz. Sizin arzunuzu, bizim aşkımızı… Mücadeleye teslimiyetle çıkan, tavır almaktan kaçınan, deplasman maçlarını ikinci plana itip tüm umudunu yalnızca iç sahada taraftara yaslayan bir Amedspor görmek istemiyoruz. Çünkü bu yaklaşım ne bu camianın ruhuna ne de bu halkın onuruna yakışır. Amedspor her yerde Amedspor’dur; her sahada, her koşulda aynı iradeyi taşımak zorundadır.

Evet, maddiyat önemlidir. Emeğinizin karşılığını almanız en doğal haktır; helali hoş olsun. Ancak Kürt halkıyla kurulacak bağ yalnızca para üzerinden şekillenirse, bu ilişki taraftarla temassız, çıkar temelli ve geçici bir ilişki olmaktan öteye geçemez. Sevgi üretmeyen, karşılıklılık barındırmayan her bağ zamanla anlamını yitirir.

Böylesi bir ilişki, farkında olmadan Kürtleri özünde değersizleştiren bir noktaya savrulur. Oysa biz sizi yalnızca sahada kazandığınız maçlarla değil, duruşunuzla, hissinizle, taşıdığınız bilinçle seviyoruz. Biz sizi seviyoruz; sadece futbolcu olduğunuz için değil, bu formanın neyi temsil ettiğini hissedebildiğinize inanmak istediğimiz için.

Bizim sizden beklentimiz büyük değil. Acımıza yabancı olmamanız, hikâyemize temas etmeniz, bu formanın yükünü yalnızca omuzlarınızda değil, yüreğinizde de taşımanız. Çünkü Amedspor’u Amedspor yapan; kupalar ya da puan tabloları değil, bu halkla kurduğu gönül bağıdır.