Erzurumspor deplasmanı öncesi, ne yazık ki Erzurum cenahını takip ettiğimizde tanıdık bir dile yeniden tanık oluyoruz. Amedspor üzerinden kurulan ve “terörizm” çarpıtmasıyla meşrulaştırılmaya çalışılan bu dil, yalnızca bir futbol kulübünü değil, Kürtleri topyekûn dışlayan bir nefret söylemini yeniden üretmektedir.

Üzücü olan şudur: Bizi sevmekten korkan bu zihniyet, Kürtleri bir kurban nesnesi olarak konumlandırmaktadır.

Kurban nesnesi olmak, ırkçı düzenek açısından tesadüfi değildir. Kültürlerde kurban metaforu, yapılan şiddeti kutsallaştırır; hayvan kesimini toplumun içine meşru ve yüce bir ritüel olarak yerleştirir. Buradaki kritik eşik yasak kavramıdır.

Normalde insanı koruyan ahlaki ve hukuki yasaklar varken, ırkçılık devreye girdiğinde bu yasaklar askıya alınır. Kürdün linçi, “terörle mücadele” yanılsamasıyla örtülür; fail kendini mağdur ilan ederken, Kürde ait olan her şeyin yok edilmesi meşrulaştırılır.

Bu hafta sonu Amedspor futbolcuları, kendi taraftarından yoksun bir şekilde Erzurum deplasmanına çıkacak. Irkçılığa maruz kalma ihtimalini bugün sadece öngörebiliyoruz — umarız yaşanmaz. Ancak sahadaki bazı pratiklere dikkat çekmek gerekir.

Bu maçta Amedsporlu futbolcuların ve özellikle hakemin psikolojik baskı altına alınmaya çalışılacağını öngörmek zor değil. Özellikle Mustafa Yumlu’nun, geçmiş maçlarda hakemi ve rakip futbolcuları manipüle etmeye yönelik davranışları dikkat çekicidir. Bu bağlamda Eren Tozlu da benzer bir çizgide anılabilir. Teknik ekibimizin bu konuda futbolcuları psikolojik olarak hazırlaması önemlidir.

Amedsporlu futbolcuların özellikle kaçınması gereken şey, rakip tribünle polemiğe girmektir. Bazı futbolcular sahada sürekli baskı kurmaya çalışacaktır. Burada kaptan Erce’ye büyük sorumluluk düşmektedir. Hakemin etkilenmesine izin verilmemelidir. Hatta etik ve kurallarçerçevesinde, Erce’nin kaleci olmasından ötürü bu maçaMehmet Yeşil kaptanlığında çıkmanın daha sağlıklı olacağını düşünmekteyim.

Maçta olası bir skor dezavantajında kopmak, rakibin en büyük arzusudur. Çünkü bu maçtaki asıl hedefleri galibiyetten çok korkutmak olacaktır.

Korku, iğdiş eden ve teslim alan bir duygudur. Bizim futbolcularımızın yapması gereken, korkmadıklarını oyunlarıyla göstermektir. Çekinmeden, takır takır futbol oynamaları; rakibin tüm nefret enerjisini boşa düşürecektir. O nefret, sonunda kendini güçlü sanan ama evinde çocuğuna söz geçiremeyen, iktidarsız bir baba duygusuna dönüşecektir.

Erzurum’daki maça korku bizden korkmalı.

Amedspor futbolcuları bilmelidir ki; yalnızca Amed’in değil, Erzurum’daki ve Ülken’nin dört bir yanındaki tümiyilerin kalbi sizinle. Bu cesareti içinize alın ve sahaya öyle çıkın.

Bizim talebimiz skor değil. Korkusuzluğunuzdur. Bu, bize yeterince gurur verecektir.