Amedspor'un merkez orta sahası, son dönemde gösterdiği performansla takıma bambaşka bir kimlik kazandırdı. Cem ve Hasani'nin bu bölgeye monte edildiği günden itibaren, takım güçlü bir merkez agresyonuna kavuştu. Artık merkezden başlayan her türlü baskı ve karşı baskıyı organize etme kabiliyetine ulaştı.Cem'in bitmek bilmeyen enerjisi, her pozisyonda pres liderliğini üstlenmesi ve akan oyuna büyük bir iştahla katılması, Amedspor'a yepyeni bir merkez karakteri kazandırdı.
Bu yapıda Cem, gücü ve saldırganlığı temsil ederken; Hasani, merkezin bütün aksiyonlarına akıl katan isim haline geldi. Topun Hasani ile buluştuğu her an, yumuşak bir dokunuşla pozisyon başka bir çehre kazanıyor ya da basit bir açı değişikliğiyle oyunun akan kanalına yaratıcı imkanlar açılıyor.Sinan Kurt ise sabrı, doğru anı bekleyişi, zamanında kademe yapması ve alan savunmasının tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmasıyla bilge bir profile büründü.
Giderek olgunlaşan bu üçlü, hem savunma hem hücum hallerine sirayet eden bir merkez oluşturdu. Bu yapı, takım için büyük bir kazanım ve şampiyonluk yolunun en sağlam kilometre taşlarından biri olmaya aday.Manisaspor karşısında geçiş oyunlarını neredeyse tamamen sıfırlayan da tam bu üçlü merkez oldu.
Syrota ise hâlâ savunmanın beyni konumunda. Bu beyni çok daha etkili kılmak için güçlü bir taktik plan şart. Syrota'nın top sürüşü ve dripling yeteneği sonuna kadar desteklenmeli; çünkü bu davranışıyla bütün takımı ileri taşıma potansiyeli taşıyor. Syrota'ya tanınacak nispi özgürlük –özellikle delici girişimlerinde– merkez orta sahanın daha da güçlenmesini sağlayabilir. Çok zorunlu olmadıkça Syrota'yı kenara değil, doğrudan orta saha merkeziyle bağlantılı tutmak gerekiyor.
Mehmet Yeşil'den de benzer beklentiler içinde olmalıyız. Takımın en çevik ve hızlı kesicisi olduğu tartışmasız. Ancak ceza sahasındaki müdahaleleri biraz daha soğukkanlı olmalı. Ceza sahamıza düşen her top mayın değil, nihayetinde bir toptur. O topa serinkanlı yaklaşmak, takım başarısı için elzemdir.
Özellikle bu toplar, geçiş oyunlarının belkemiğini oluşturabilir; çünkü rakip, topu ceza sahası içine attığında zaten savunma dengesini yitirmiştir. Rakiplerin en zayıf anlarını gelişi güzel uzaklaştırmalarla ödüllendirmekten vazgeçmeliyiz. Merkez orta saha ve defans göbeğindeki bu iyileşme ile gelişime büyük değer biçiyorum.
Keşke aynı övgü dolu cümleleri hücum hattımız için de kurabilseydim. Ne yazık ki hücum organizasyonu, Mesut Bakkal'ın kaotik futbol anlayışına teslim edilmiş durumda. Kaleyi gören her oyuncu, mesafe fark etmeksizin ve ne pahasına olursa olsun topa abanıyor. Bunlar doğru ve verimli hareketler değil.
Manisa maçında 17 korner ve yaklaşık 40 orta kullanıldı, ancak bunların hiçbirinden sonuç alınamadı. Bu istatistik bile hücum planından yoksun olduğumuzun en net kanıtı. Hücum, sonuç almaya en yakın olduğumuz anlar ve pozisyonlar demektir.
Tam burada akla, organizasyona, topun kıymetini bilmeye ve verimli işbirliğine ihtiyaç vardır. En değerli anda topla körlük yaşamak, plansızlığın en bariz işaretidir.
Doğru bir hücum planı için Diagne'ye mutlaka dokunulmalı. Ya Diagne'nin plan içindeki rolü yeniden tanımlanmalı ya da Diagne'siz kadrolarla çıkma cesareti ve sorumluluğu gösterilmelidir. Hatay maçı dahil, Amedspor'u zorlu bir süreç bekliyor. Bu çetin dönemi, net, kararlı ve berrak bir hücum planı olmadan sorunsuz atlatmak mümkün değil.
Merkezin dinamizmi ve Hücumün sorunları
Ali Fikri Işık
Trend Haberler
Dilan Karaman süreci: Aydeniz görevinden çekildi, soruşturma başladı
Dilan Karaman davasında TJA: Fail cezalandırılacak, sorumluluğu taşıyoruz
DEM Partiden Tuncer Bakırhan’a “hödük” diyen Levent Gültekin’e sert tepki
Meteoroloji’den çok sayıda il için yağış ve kar uyarısı
Salih Müslim Kobani’de son yolculuğuna uğurlandı
Dilan Karaman’ın arkadaşları: Rapor eksik ve yanlış yazılmış